logo

Bahçeşehir Koleji Genel Müdüründen Dijital Eğitim Açıklaması

Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Özlem Dağ, yaşadığımız koronavirüs nedeniyle zorlu pandemi sürecinde öğretmenlerin dijital eğitime kolayca adapte olduğunu söyledi.

Dağ, eğitim kurumu olarak öğretmenlerin dijital eğitim becerilerini geliştirmesi için her yönüyle destek olduklarını belirtti.

Açıklamasının devamında ise şu görüşlere yer verdi:

“Eğitim teknolojilerini, Antik Yunan’da ders anlatılırken üzerine çizim yapılan kuma kadar götürebiliriz. Kil tablet, kara tahta, abaküs de eğitim teknolojisiydi. Teknoloji ilerledikçe eğitim teknolojileri de olanaklara ve çağın gerekliliklerine göre dönüşüm geçirir. Dijital eğitimi de bu gelişmenin son halkası olarak görmek gerekiyor. 12 yılı aşkın süredir eğitimde dijital bir yaklaşım benimseyen Bahçeşehir Koleji, yıllardır elde ettiği bilgi ve birikim sayesinde yaşadığımız bu sürece tüm öğretmen kadrosuyla kolayca adapte olabilen kurumlardan.”

Eğitim sistemindeki değişikliklerle birlikte öğretmenliğin dönüşümüyle ilgili de şu dönemde heyecan verici gelişmeler yaşandığını belirten Dağ,

“Sadece öğrencilerin değil öğretmenlerin de kendilerini geliştirmeleri ve dijital çağa ayak uydurabilmeleri için onlara gerekli olan tüm desteği verdiklerini söylüyor. Pandemi ile birlikte eğitimde hızlı birdijital dönüşüm başladı. Bu konu hakkında neler söylemek istersiniz? Tüm dünya olarak ortak sorun ve zorluklara birlikte çözümler bulma dirayetini gösterdiğimiz bir dönemdeyiz. İnsanlık bu krizden manevi yönü ile birlikte iyileşme haliyle çıkmak zorunda. İnsanlık bu zor zamanlarda iyileşme ve umutla yarınlara sarılmak için bir kez daha eğitim camiasının ve öğretmenlerin liderlik etmesine ihtiyaçduyuyor. Eğitimde dijital dönüşüme gelirsek; pandemi öncesi başlamış olsa da pandemi döneminde hızlandı. Ülkemizde geçtiğimiz Mart ayı ile birlikte okulların kapanması, dünyada da olduğu gibi dijitalleşmeyi hızlandırdı. Pandemi süreci çok üzücü olaylara neden olsa da yarattığı krizi eğitim başta olmak üzere pek çok alanda dijitalleşme için ziyan edilmemesi gereken bir zaman dilimi olarak yorumlamalıyız. Belirsizlik ortamının yeni fikirlerin, yeni olasılıkların filizlenmesini sağladığını söylemek mümkün.” dedi.

Dijital eğitim sürecinin nasıl işlediğini aktaran Dağ,

“Eğitimde dijitalleşmesi kadar bireyselleşmesi, özgürleşmesi üzerine de çokça konuşulacak bir dönem başlıyor. Bu noktada öğretmenliğin dönüşümüyle ilgili de heyecan verici olasılıkları sık sık konuşacağız. Şunu söylemek de yerinde olur; pandemi döneminin yükselen yıldızları öğretmenlerdir. Bahçeşehir Koleji’nde dijital eğitimi 12 yılı aşkın süredir uyguluyoruz. Dijital eğitimde öğretmenlik, eğitim metotları konularındaki dönüşümler hakkında derin gözlem ve araştırma yapmak için ciddi bir deneyim ve bilgi birikimi elde ettik. Öğretmenlerin zaman içerisinde öğrenme eylemine kaynaklık eden kişi konumundan çıkarak mentor kavramına yaklaştığını gözlemliyoruz. Yapay zeka teknolojisinin eğitimdeki yeri arttıkça, bu dönüşüm daha da hızlanacak. Pandemi öncesi yapay zeka tabanlı dijital öğrenme platformumuz Metodbox’ı aktif olarak kullanıyorduk. Uzaktan eğitim başladığında ana platformumuz haline geldi, içerik zenginliğini daha artırarak, online sınıf uygulamamız SeeMeet’i hayata geçirerek biz de devam etmekte olan dijitalleşme sürecimize hız verdik. Bu eğitim öğretim döneminin başında ise dijital eğitime dairAr-Ge faaliyetlerimizi ‘Dijital Eğitim Merkezi’ adını verdiğimiz bir çatı altında topladık. Bu yapının sahadaki yansımaları için altı kampüsümüzde pilot uygulama başlattık. Öğretmenlerimizin dijital eğitim uygulamaları geliştirmeleri ve genel olarak dijital eğitim içerik zenginleştirmeleri için bir laboratuar görevi gören bu merkezleri zamanla tüm kampüslerimizde hayata geçireceğiz. Öğrencilerimiz, ‘dijital yerliler’ olarak adlandırılan kuşaktan. Teknolojinin, internetin, dijital dünyanın içine doğmuş bir nesil. Haliyle bir önceki kuşağa göre farklı öğreniyor, farklı yorumluyorlar. Öğretmen kadromuzda da dijital yerli olarak adlandırılacak oldukça genç arkadaşlarımız ağırlıkta. Ancak elbette çocukluk çağından sonra dijital dünya ile tanışan ‘dijital göçmenler’ olarak adlandırılan kuşaktan öğretmenlerimiz de var. Öğretmenlerimizin bu iki farklı kuşaktan olmasını bir zenginlik olarak değerlendiriyoruz. Hiçbir değişiklik, öncesi olmadan bir anda ortaya çıkmıyor. Dolayısıyla öğretim metotları da tam anlamıyla değişmiyor, zaman içerisinde dönüşüyor. Eğitim teknolojilerini Antik Yunan’da ders anlatırken üzerine çizim yapılan kuma kadar götürebiliriz. Kil tablet, kara tahta, abaküs de eğitim teknolojisiydi. Teknoloji ilerledikçe eğitim teknolojileri de olanaklara ve çağın gerekliliklerine göre dönüşüm geçirir. Dijital eğitimi de bu gelişmenin son halkası olarak görmek gerekiyor. Dijital eğitim deneyimi, pandemi ile çok kısa sürede yol kat edilmesi gereken bir alana dönüştü. Teknolojiye bireysel ilgilerinden bağımsız olarak öğretmenler, öğrenciler ve ebeveynler dijital beceriler edinmek veya var olan becerilerini geliştirmek durumunda kaldılar. Öğretmenler buna ek olarak dijital pedagoji becerilerini sınadı ve geliştirdiler. Eğitim kurumları olarak bizlerde öğretmenlerin dijital eğitim becerilerini her yönüyle ele alarak destek sunuyoruz. Teknolojiyi, dijital eğitim araçlarını en hızlı şekilde eğitime adapte eden bir kurum olarak elbette başından beri öğretmen eğitimlerimizi de buna göre şekillendiriyoruz. Farklı platformlar, farklı yaklaşımlar gerektiriyor. Gelecek, tüm platformlarda öğrenme metotlarını hem etkin kullanan hem de yeni metotlar meydana getiren öğretmenlerde. ‘Hibrit öğretmen’ kavramı artık hayatımızın bir gerçeği olacak. Biz de öğretmen eğitimlerimizi, Bahçeşehir Üniversitesi işbirliğiyle verdiğimiz dijital pedagoji eğitimimiz başta olmak üzere, dijital eğitime dair tüm konularda derinleştiriyoruz. Bahçeşehir Koleji’nde her öğretmenimiz birer dijital eğitim lideri. Koleje ilk kez adım atan her öğretmenimizin Dijital Eğitim Merkezimizde 25 saat eğitim programı alması için planlamalar yapıyoruz. Öğretmenlerimizin öğrenme süreçlerinin sürekli olarak devamını sağlıyoruz. Bunların yanında öğretmenlerimizin mesleki gelişimleri kapsamında dünyanın önde gelen şirketleriyle işbirliklerimiz devam ediyor. Son olarak Microsoft’la yaptığımız işbirliği çerçevesinde Türkiye geneli kampüslerimizde ki öğretmenlerimize ‘Microsoft Sertifikalı Eğitici Programı’ (MCE: Microsoft Certifıed Educator) sunduk. Sertifika programına katılan öğretmenlerimiz ‘Microsoft Certifıed Educator” (MCE/ Microsoft Sertifikalı Öğretmen) sınavına katılarak UNESCO standartlarıyla uyumlu, küresel geçerliliği olan teknoloji okuryazarlığı dünyada geçerliliği olan ‘MCE’ sertifikasını almaya hak kazanıyor. Bu sertifika programı dahilinde ’21. Yüzyıl Öğretim Tasarımı’ kursu gerçekleştiriliyor. Sekiz modülden oluşan ve 20 saatlik eğitimi kapsayan bu kurs, öğretmen ve öğrencilerin 21. yüzyılda sahip olması gereken altı global standardı karşılıyor. Teknoloji desteğiyle öğretmen ve öğrenci işbirliği, iletişim, bilgi sentezleme, öz denetim, gerçek dünya problemlerine analitik çözüm üretme, yaratıcılık ve bilgi iletişim konularını içeren programla öğretmenlerimizin dijital okuryazarlık becerilerini geliştiriyoruz.” ifadelerini kullandı.

Bahçeşehir Koleji Genel Müdüründen Dijital Eğitim Açıklaması

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ