Hoşgeldiniz  

BİRLEŞİK METAL İŞ SENDİKASI, KARABÜK’TE…

Okan Küçük | 17 Aralık 2017 | Genel A- A+

Bunu Paylaş

 

                  DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Telat Çelik, Karabük FARKLI Gazete Sahibi Okan Küçük’ü ziyaret ederek, Karabük’te bir işyerinde Toplu Sözleşme yetkisini aldıklarını ilgili işyerindeki işçilerin  dile getirdikleri sorunları çözeceklerini ifade etti.

   ÇELİK: “ 8 ARALIK 2017’DE BAKANLIKTAN TOPLU SÖZLEŞME YAPMA YETKİSİNİ ALDIK.”

                        Yaşanan süreçle ilgili bilgiler veren Çelik:  “ İsmim  Telat Çelik , Birleşik Metal- İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanıyım. Karabük Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren  Umer Haddecilikteki işçi arkadaşlarımız Aralık ayının başında bize ulaştı. Bizim iş yerinde sorunlarımız var ve bu sorunlarımızı artık işverenle bire bir  konuşarak aşamıyoruz ve bu noktada işte Türkiye Cumhuriyeti anayasasının 51. Maddesini kullanacağız ve biz sendikalı olmak istiyoruz, dediler.  Bu alanda da baktık, iş kolunda başka sendikalar da var, bizim hakkımızı savunsa savunsa sizin sendikanız savunur diye düşünüyoruz dediler. Bizde ona istinaden Aralık ayı başında bölgeye geldik. Birleşik Metal iş Sendikasının Karabük ilçesindeki sendikal faaliyet alanı Kocaeli Şubesine bağlı yürüyor. Biz arkadaşlarımızla bir görüşme yaptık, sendikamızı zaten tanıyorlar , durumu biz de biraz anlattık dilimiz döndüğünce onlar da kendi durumlarını anlattılar ve oturduk bir yola çıkmaya karar verdik. Zaten işçi arkadaşlar  da bu iş verenin süren üretim faaliyetlerindeki tavırlarından rahatsızlardı. Kısa zaman içerisinde çoğunluğu sağladık, yasanın aradığı çoğunluğu sağladık. Ve 4 Aralık 2017 günü Bakanlığa müracaat ederek ilgili haddecilikte  toplu sözleşme yapma kararı istedik. Bakanlık bu çağrımıza 8 Aralık 2017’de karşılık verdi, ve Birleşik Metal-İş Sendikası’nın Umer Haddecilik’t e toplu sözleşme yapmaya yetkili sendika olduğunu, yetki tespitinden bize gönderdi.” Dedi.

     ÇELİK: “ BURADA İKİ FARKLI TEMEL KONU VAR. BİRİNCİSİ FİİLİYATTA YAPILAN İŞ, İKİNCİSİ KAĞIT ÜZERİNDE GÖRÜNEN  AMA YASAYA UYMAYAN ŞEKLİ.”

                        Yetki tespiti bize geldikten sonra Sendikamızın Genel Başkanı  ilgili haddeciliğin kağıt üzerinde değil ama asıl patronunu aradı, diyen Çelik; “ Kendisine sendikanın burada yetki belgesi aldığını bundan sonraki süre açısından toplu sözleşme sürecinin başlayacağını, bunu bir olgunlukla oturup iki tarafın uygun konuşması gerektiğini , işyerinde neden işler sendikaya gitti diye bir saldırganlık içerisinde olunmamasını, bir erdemlikle, ağır başlılıkla, anayasal hak olarak görülmesi gerektiğini kendisine söyledi. Kendisi de konuyu değerlendireceğini, tekrar bize dönüş yapacağını söyledi. Ama bizim söylediğimizin şu anda tam tersini davranıyor. Burada aslında Umer haddecilik özelinde iki temel konu var. Birincisi fiiliyatta yapılan iş ve onun kanunen karşılığı , ikincisi kağıt üzerinde gözüken , ama yasaya uymayan şekli var . Birincisi şu, 4857 sayılı iş kanunu der ki; Bir adreste bir iş yerinde yapılan iş asıl iş, o asıl iş asıl işverenin sorumluluğundadır ve bölünüp alt iş verene verilemez. Bölünüp alt iş verene verilse bile, asıl iş verenin sorumluluğundadır der, yasa çok açık. Bununla ilgili binlerce örnek mahkeme kararı var Türkiye’de açılmış ve kazanılmış.” İfadelerinde bulundu.

 ÇELİK: “ ORADA   İŞÇİLERE  BİZİM MONTAJ İŞİMİZ BİTTİ ,BİZ SİZİ İŞTEN ÇIKARTACAĞIZ , SÖZLEŞMEMİZİ UYAR FESİH ETTİ,  BİZ FİRMAYI KAPATACAĞIZ , DENİLİYOR. SORUMLULUĞU OLAN UYAR HADDECİLİKTİR.”

             Şimdi burada asıl iş şu. İşçiler geliyor, haddehane de çalışıyor hadde  işi yapıyor ,sipariş olmadığı zamanlarda boş kaldıklarında da montaj işi yapıyor, çünkü fabrika yeni kurulan bir fabrika , kurulma aşamasını daha tamamlamamış, diyen Çelik: “Zaman zaman üretim yapıyor ,zaman zaman montaj işi yapıyor. Yani üretimin olmadığı sipariş azaldığı zamanlarda montaj işi yapıyor. Şimdi kağıt üzerinde işçiler Umer haddecilik diye bir limited şirketi üzerinde gözüküyor ama fabrikanın dışındaki yazı Uyar Haddecilik içerdeki iş asıl iş haddecilik yani. Kuruluşuna uygun olarak haddecilik işi , arkadaşlarımız haddecilik işi  yapıyor. Onların ürettiği ürünleri Uyar Haddecilik piyasaya satıyor  veya stokluyor veya mamul hale dönüştürüyor. Ama kağıt üzerinde Umer diye gözüküyor ,ama asıl işin sorumlusu Uyar Haddecilik. Sorumluluğu olan da Uyar Haddecilik. Yarın işçilerin alacak verecek tazminatları davaları da Uyar Haddeciliğin kaçamayacağı onun sorumluluğunda olan bir iş. Sonuç itibari biz burada yetki belgesi alıp , kağıt üzerinde gözüken asıl patronu aradıktan sonra şimdi arkadaşlarımıza  Bizim montaj işimiz bitti ,biz sizi işten çıkartacağız , yok biz sözleşmemizi Uyar fesih etti, yok biz firmayı kapatacağız, diyorlar.” Dedi.

 ÇELİK: “ BİZ YETKİ BELGESİNİ ALDIKTAN SONRA BİRDEN BİRE 1 YILI AŞKIN ÇALIŞAN FİRMANIN KAPATIYORUM DEMESİ YASA SIŞI LOKAVT ANLAMINA GELİR.”

                      Şimdi Türkiye’de 6356 sayılı sendikalar kanunu var. Sendikalar kanunu’nda  işçilerin de hakları var, işverenlerin de hakları var , diyen Çelik;  “Türkiye’de sendikalar kanunu gereği örgütlenme nasıl olacağı,  yahut yetki belgesinden sonraki prosedürün nasıl olacağı işçilerin sendikalaştırıldığı dönemki hakları, yahut işverenin sendikalaşmayı duyduktan sonraki hakları yahut işçinin yahut işverenin sendikalaşmaya mani olmaya kattıklarındaki Türk Ceza kanunundaki karşılıkları belli. Şimdi biz burada yetki belgesini aldıktan sonra işveren birden bire 1 yıldır çalışan bir firmayı ben kapatıyorum demesi yasa dışı lokavt anlamına gelir.

                        Yasa dışı lokavtında hem kanuni hem de idari sonuçları ve yaptırımları var. Şimdi işveren duyun ki herşey normal, işçi geliyor çalışıyor, üretim yapıyor, bir tarihte Bakanlık kayıtlarından alınanlar çok sabit çıkacak ortaya, işçi sendikaya gidiyor, sendika toplu sözleşme yetkisi  alıyor, sonra birden bire firma anlaşması fesih oluyor, işçilerin komplesini kapının önüne koymaya kalkıyor. Bunu bir gerekçeye dayandırıyor, bu yasa dışı lokavt anlamına gelir işverenin yaptığı.

ÇELİK: “  İŞÇİLERE NEDEN DİSK’E GİTTİNİZ, BAŞKA  SENDİKA BULAMADINIZ MI DENİLMİŞ.BİR İŞÇİNİN HANGİ SENDİKAYA ÜYE OLCAĞI PATRONUN İNSİYATİFİNDE DEĞİLDİR.BU ANAYASAYLA GÜVENCE ALTINA ALINMIŞ BİR HAKTIR.”

                      Sözlerini, Bunun kendisi açısından ilerde ortaya çıkacak hapis cezaları var. Kanun açıktır, Türk Ceza Kanunu bu konuda çok açık yani, ceza indirim ertelemesi de yok, diyerek sürdüren Çelik:  “Sonra sendikal haklarını kullandırmıyor işçilere, parça parça yaptığı sohbetlerde neden bu sendikaya gittiniz neden Disk’e gittiniz, başka sendika mı bulamadınız, keşke sendikaya gitmeden sorunlarınızı bize söyleseydiniz . Bilmiyor muydunuz yani  bu işçiler ayda mı çalışıyor? Sizin işyerinizde çalışıyor. Yani koşullar zaten belliydi. Sonra işçilerin hangi sendikaya gideceği kendi iradesi, ilgili haddecilikteki işçi işverene şunu diyebilir mi  ? Patron sen TÜSİAD’a üye olmuşsun veya Ticaret Odasına bana sordun mu? Neden TÜSİAD’a üye oluyorsun ben istemiyorum, istifa edeceksin TÜSİAD’dan diyebilir mi? Ya bunu dese bile işçi cesaret gösterip ne der patron ; Bak işine sana mı soracağım, der. Şimdi bir işçinin hangi sendikaya üye olacağı patronun insiyatifinde olan bir konu değil ki anayasayla güvence altına alınmış bir hak. İşçi istediği sendikaya üye olur Buna işverenin bir karşı duruş göstermesi, buna karşı bir söz söylemesi zaten kanunen suç. Hapis cezalarına varan cezaları var.” Şeklinde konuştu.

ÇELİK: “YARIN İŞVEREN İŞÇİLERİ İŞTEN ÇIKARTIYORUM DERSE, ARKADAŞLARIMIZ  NE YAPALIM KADERİMİZ BUYMUŞ DİYE EVİNE DÖNMEMELİ, DÖNMEYECEK. BUNUN KARARINI ALDIK.”

                       Biz sendika olarak Türkiye’nin en eski bu iş kolundaki sendikasıyız, diyen Çelik; “İşçi güvenmiş sendikamıza gelmiş Birleşik Metal-İş Sendikası üyesi olmuş, DİSK’e üye olmuşsa, bugün açısından veya yarın başına ne iş gelirse gelsin artık sendikamız tüm gücüyle bu işçilerin yanında olacak. Yani Karabük Kamuoyunun bir kere bunu bilmesi lazım. Biz bu işçilere yarın işveren işten çıkartacağım der çıkarttım der başka bir şey der, işçi arkadaşlarımız dönüp arkasını ne yapalım kaderimiz budur diye dönüp evine gidemez, gitmemeli ve gitmeyecek. Bunun da oturduk kararını aldık. Biz artık bu umar haddecinin uyar haddecinin bu kanun tanımaz anayasa tanımaz tavrına karşı Karabük’te tüm gücümüzle bu işçiler tekrar tezgah başına dönüp toplu sözleşmeli ve sendikalı çalışsın diye ne gerekiyorsa onu yapacağız. Yani bir kere yasadan doğan çalışma hakkımızı kullanacağız. Yani yarın işveren şu aklına geliyorsa ; ben işyerine bir kağıt asarım bu kağıt kanunidir, kanuni değildir, ben bu kağıtla insanları kandırırım, insanların anayasal haklarını ortadan kaldırırım, bu kağıt kanunda suçtur suç değildir ben ona çok bakmam ben bildiğimi yaparım diyorsa, duvara toslar. Neden ? Yaptığı kanunsuz. Sizin vasıtanızla uyarmak da istiyorum yani bu yapmış olduğu suç. Tez  zamanda bundan geri dönmesi lazım, ifadelerinde bulundu.

ÇELİK: “ KARABÜK’Ü YÖNETENLERİN DE KARDEŞ SENDİKALARINDA BU DURUMA DUYARSIZ KALMAMASI LAZIM.  FİİLİYAT BAŞKA, KAĞIT ÜZERİNDE BAŞKA UYGULAMALAR VAR. BUNA DUR DENİLMESİ LAZIM. “

                               Karabük’ün emek kenti olduğunu söyleyen Çelik; “ Yani buradaki insanların kısmen topraktan bağı olsa bile bu kent emek kenti. Emek yoğun bir kent. Ve işçilerin yasadan doğan haklarını kullanmak gibi bir hakları da var. Bu kenti yönetenlerin başta Belediye Başkanı olmak üzere Valisinin, Ticaret odasının yahut kardeş sendikaların emek örgütlerinin de bu duruma duyarsız kalmaması lazım. Nihayetinde Karabük’te bu tür durumlar çok sık yaşanıyor. Başka haddehanelerde, başka atölyelerde, başka işletmelerde, demin saydığım ikili yani fiiliyat başka kağıt üstü başka uygulamalar çok var. Buna karşı da kentin , kent kamuoyunun da artık belki bu iş vesile olacak, belki biz vesile olacağız buna da bir dur denmesi lazım. Ya burada insanların artık elden verilen para başka, kağıt üzerinde başka, sigortası asgari ücretten ama gitsek bağlı olduğu odaya sorsak o işçiliğin kaç paraya yapıldığını sorsak,  asgari ücrete yapılmayacağını herkesin bildiği birçok uygulamalar var. Bunlarda belki bu vesile ile ortadan kalkacak.” Dedi.

ÇELİK: “ BURADA YAŞANAN  UYGULAMALAR KİMSENİN YANINA KAR KALMAYACAK. BUNU BAŞTA KARABÜK, TÜM TÜRKİYE’YE MALEDECEĞİZ. SORUN DİYALOG İÇİNDE ÇÖZÜLMEZSE, İŞÇİ SINIFI TARİHİNDE MUTLAKA NOT ALINACAK BİR MÜCADELE ÖRNEĞİ DE KARABÜK’TE YAŞANACAK.”

                             Biz sendika olarak bize güvenen, bizimle gelmiş üye olmuş ve bugün yetki aldığımız bu arkadaşlarımızı yarı yolda bırakmayacağız, diyerek sürdürdüğü sözlerini,  “Hakları hukukları ne ise bunu sonuna kadar savunacağız  ve bu arkadaşlarımızla birlikte Karabük’te artık insanların kanundan doğan haklarını kullanmasını sağlamak açısından kapı önü eylemidir, direniştir, grevdir, kentte yürüyüştür, basın açıklamasıdır gücümüz neye yetiyorsa bu kentin duyarlı yurttaşlarıyla birlikte bir mücadele ortaya koyacağız. Sahipsiz değiller, Birleşik Metal-iş sendikası üyesi oldular. Sahipsiz değiller kendilerini sahipsiz hissetmeyecekler ve bu işverenin de bu kanun dışı uygulamaları da onun yanına kar kalmayacak. Orada yaşanan bu hukuksuzluğu, bu yasa tanımaz, anayasal haklara saygı göstermez tavrını da başta Karabük olmak üzere Tüm Türkiye’de maledeceğiz.

                         Orada bir gözüken o ki işveren bu kanun dışı tavırlarından geri adım atıp bir sosyal diyalog gereği bir sendika ile diyalog içerisinde bu sorunu çözmezse Karabük’te belki Türkiye işçi sınıfı tarihin’de mutlaka not alınacak bir mücadele örneği de Karabük’te yaşanacak gibi duruyor.  Bizim kararlılığımız o yönde . Arkadaşlarımızla dün akşam toplantı yaptık bugün tekrar toplanacağız onların da kararlılığı o yönde .Bu yapılan hukuksuzluğu işverenin yanına bırakmayacağız. Yani bizler bundan sonraki süreç açısında bu bugün yaşananlar ortadan kalkmazsa eğer , orada bir mücadele tabiri caizse bir çoban ateşi yanmış olacak. Biz belki sendika olarak Karabük’te çok fazla şimdiye kadar faaliyet  yürütmedik . Resmi yetki belgesi aldığımız burası ilk iş yerimiz. Bundan sonra da belki Karabük’te müracaat olur yarın müracat olmaz işyeri açısından . Ama nerden bir müracaat olursa kuruluş amacına uygun olarak sendikamızda  bu müracaatları bu mücadeleri geçmişteçok ortaya koyduk Türkiye’nin birçok bölgesinde. Burada da bugün bu arkadaşlarımız açısından büyük mücadele yürütmek gerekiyorsa onu da sonuna kadar yürüteceğiz.” İfadelerinde bulundu.

                   Çelik, Karabük’ün basın açısından oldukça zengin bir il olduğunu,  Karabük’ün saygın Basının da bu konuyla ilgili  20 Aralık Çarşamba Günü Saat 14:00’de, Birleşik Metal İş Genel Başkanının katılımıyla yapılacak olan bilgilendirme toplantısına  tüm basın kuruluşlarını davet edeceklerini   ifade ederek sözlerini noktaladı.

                  Tarafsız ve bağımsız yayıncılık yapan Karabük FARKLI Gazete’yi ziyaret ederek yukarıdaki açıklamaları yapan, iddiaları dile getiren  DİSK’e bağlı Birleşik Metal İş Sendikası Kocaeli Şube Başkanı Telat Çelik’in söylemini dile getirdik. Tarafsızlığımız gereği, adı geçen ilgili kuruluşların yetkililerininde  haklarındaki iddialarla ilgili tarafımıza gönderecekleri  açıklama olursa onu da  yayınlayacağımızı beyan ederiz.

“MARZİNC’İ SÖKÜP ALIP GİTSİNLER.”

Karabük’te Sigara Vermedi Diye Üniversite Öğrencini Bıçaklayan 3 Kişi Tutuklandı

Karabük’te tır kazası 1 kişi hayatını kaybetti.

FATİH HAYAT:  “MİLLİ OTOMOBİLİ 20 HAFİFLETECEĞİM.”

Karabük’te dikenli tellere takılan ayı kurtarıldı

 

EN SON HABERLER

KARABÜK AJANS 78 internet haber sitesi ‘Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. karabukajans78.com İhlas Haber Ajansı (İHA) resmi abonesidir.Karabük Ajans 78 Haber Sitesi. Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle