logo

Kadriye Kılıç…BİR DAHA GELİRSEM EĞER


Kadriye Kılıç

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
kdrykilic@gmail.com

Her yeni yılın bizlere yeni başlangıçlar getireceğini düşünürdüm ta ki 2020 yılı gelinceye kadar. Neler gördük neler yaşadık… Belki de bu kadar olumsuz durumun böylesine yakın zamanlarda yaşandığını görmediğimiz için, birçoğumuz 2020 yılına LANETLİ YIL dahi demiştir. Ancak hiç mi bir şey öğrenmedik sizce!

Ezanla geldiğimiz bu dünyadan sela’yla gideceğimizi bildiğimiz halde sanki hiç ölmeyecek gibi yaşadık bu güne kadar. Öleceğimizi bilirdik de hiç yakıştırmazdık kendimize. Gencim, sağlıklıyım… diyerek kendimizi rahatlatan cümleler kurup kandırdık hep. Belki de 2020’nin bizlere verdiği en büyük ders; Ölümün bizlere o kadar da uzak olmadığıdır.

Ölmeyecek gibi yaşadık. Peki, ne kadarını kendimiz için yaşadık? Gönlümüzce doya doya kaç defa güldük? En çok yaptıklarımıza mı yoksa yapmadıklarımıza mı pişmanlık duyduk? Ya da keşkelerimiz neler? İncir çekirdeğini dahi doldurmayacak sebeplerden dolayı kaç defa kalp kırdık ya da kaç kişiye kırıldık? Yerimizin doldurulmayacağını sandığımız o muhterem işyerinde mükemmeliyetçiliğimiz yüzünden kaç mesai arkadaşımızla tartıştık? Küslüklerimizin üzerine kaç defa güneş doğdu?

Ölmeyecek gibi yaşadık. Peki, ne kadarını kendimiz için yaşadık? Çalıştığımız mesai saatlerini uzatarak ailemizle yaşayacağımız anları kısalttık. Yarı zamanlı çalışıp çocuğumuza annelik yapmak yerine tüm gün çalışıp annelik yapacak bakıcılar tuttuk.  Öylesine basit konulara üzülüp kendimizi ya da karşımızdaki kişiyi yıprattık ki sonradan aklımıza geldiğinde ne kadar da abarttığımızı anladık. Hep yarını düşündük de bugünün dünün yarını olduğunu unuttuk.

Ölmeyecek gibi yaşadık. Peki, ne kadarını kendimiz için yaşadık? Unutmayın bu dünyada ölüm var, bizimse yaşayabileceğimiz sadece bir hayat ve bu konuyu belki de en güzel anlatan şiirdir JORGES LUİS BORGES’in ‘’Bir Daha Gelirsem Eğer’’ şiiri.Her okurun kendi hayatından bir parça bulacağı bu güzel şiiri sizlerle de paylaşmak istedim.

Bir Daha Gelirsem Eğer

Eğer yeniden başlayabilseydim yaşama,
İkincisinde, daha çok hata yapardım.
Kusursuz olmaya çalışmaz, sırtüstü yatardım.
Neşeli olurdum, ilkinde olmadığım kadar,
Çok az şeyi ciddiyetle yapardım.
Temizlik sorun bile olmazdı asla.
Daha çok riske girerdim.
Seyahat ederdim, daha fazla.
Daha çok güneş doğuşu izler,
Daha çok dağa tırmanır, daha çok nehirde yüzerdim.
Görmediğim birçok yere giderdim.
Dondurma yerdim doyasıya ve daha az bezelye.
Gerçek sorunlarım olurdu hayali olanların yerine.
Yaşamın her anını gerçek ve verimli kılan insanlardandım ben.
Elbette mutlu anlarım oldu ama
Yeniden başlayabilseydim eğer,
yalnız mutlu anlarım olurdu.
Farkında mısınız bilmem.
Yaşam budur zaten: Anlar, sadece anlar.
Siz de anı yaşayın.
Hiç bir yere yanında termometre, su, şemsiye ve paraşüt almadan gitmeyen insanlardandım ben.
Yeniden başlayabilseydim eğer, hiç bir şey taşımazdım.
Eğer yeniden başlayabilseydim, ilkbaharda pabuçlarımı fırlatır atardım.
Ve sonbahar bitene kadar yürürdüm çıplak ayaklarla.
Bilinmeyen yollar keşfeder,
güneşin tadına varır,
Çocuklarla oynardım,
bir şansım daha olsaydı, eğer.
Ama işte 85 ‘indeyim
ve biliyorum… Ölüyorum…

https://www.karabukajans78.com/kadriye-kilic-bir-daha-gelirsem-eger/Kadriye Kılıç Kahve Molası

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Karabük’e Yeni Fen Lisesi …

    03 Temmuz 2021 Genel, Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

     Karabük eğitimde her daim üst sıralar da olan bir il. Ve  her zaman iyinin iyisini hak eden bir il. Geçtiğimiz aylar da eğitimdeki eksiklik konusunda 2 ayrı yazı yazmıştık ve o yazılar da Karabük’te neden Sosyal Bilimler Lisesi (SBL) yoktur, Karabük’te neden ikinci bir Fen Lisesi yoktur, sorularını sormuştuk. (Boşuna yazmamış, boşuna sormamıştık tabi…)   Karabük’te neden bağımsız bir SBL yok! yazımız için burayı tıklayınız. Karabük’e SBL, Safranbolu’ya Fen Lisesi yazımız için burayı tıklayınız. Türkiye dereceleri yapan...
  • Mustafa Şahin…Kimse Hatasız Değildir

    14 Haziran 2021 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Şairin, "Keşke kan davası yerine aşk davası olsa da, Herkes birbirini öldüresiye sevse…"  diyerek dilekte bulunduğu, Yaşar Kemal’in  “Akçasazın Ağaları”  ikilemesinin ilk romanı olan “Demirciler Çarşısı Cinayeti” adlı eserinde işlediği, “Geçmişte iki aile arasında cinayetten, kan akmış olmaktan veya başka bir nedenden oluşan düşmanlık” olarak tanımlanan, ilkel toplumlardan günümüz modern toplumlara kadar varlığını sürdüren, öç alma duygusundan kaynaklanan, misilleme yani kan davası… *** Sözde töre adı altında g...
  • Şule Ertürk Anıklı…Muaf değil…

    14 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Bugün düştüğümüz tarih, insanlığın kendine zulmü diye okunacak! Okundukça kanayacak. Sağım cennet, solum cehennem, Ortası ikisinin arası, Büyük şamdan altında, yün halı üstünde soluk bir oh’mu, Zulmün postallarının ezdiği gözyaşlarının ahı mı? Susarsa hakları elinde olanlar, Mazlumun ahı yakar kalbimizden fazlasını. Milleti, dini, dili ne fark eder? İnsanca yaşamak her çocuğun hakkı. Yetişkinlerin merhametsiz dünyasında, Ölen masumlar, ne kadar çoktular. Korkma çocuk, gideceğin yere onlar varamayacak. Sen...
  • Kamil Güleç’e itibar suikasti…

    08 Mayıs 2021 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Karabük'ün yaşayan bir değeri olan, hem sanayici hem de hayırsever kimliğiyle, ticarette olduğu gibi hayır işlerinde de Karabük'te önemli isimlerden olan Kamil Güleç'e zaman zaman haksız, yersiz, manasız, maksatlı , yer yer hakarete varan eleştiri boyutunu aşan yıpratma faaliyetleri yapıldığını gördüğümüz için aşağıdaki yazıyı yazıyoruz. Yıl 1994.. KARDEMİR’in zarar ettiği, özelleştirilemediği taktirde kapatılması gerektiği kararı, Karabük’te şok etkisi yaratırken, Kamil Güleç çözüm arayışına girmişti. KARDEMİR’i esnafıyla, işçisiyle, ...