logo

Kamil Güleç’e itibar suikasti…


facebooktwitter
Okan Küçük

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
okanbatitv@hotmail.com

Karabük’ün yaşayan bir değeri olan, hem sanayici hem de hayırsever kimliğiyle, ticarette olduğu gibi hayır işlerinde de Karabük’te önemli isimlerden olan Kamil Güleç’e zaman zaman haksız, yersiz, manasız, maksatlı , yer yer hakarete varan eleştiri boyutunu aşan yıpratma faaliyetleri yapıldığını gördüğümüz için aşağıdaki yazıyı yazıyoruz.

Yıl 1994.. KARDEMİR’in zarar ettiği, özelleştirilemediği taktirde kapatılması gerektiği kararı, Karabük’te şok etkisi yaratırken, Kamil Güleç çözüm arayışına girmişti.

KARDEMİR’i esnafıyla, işçisiyle, yöre halkının alması yoluyla özelleştirilmesi gerektiğini savunan Güleç, Mutullah Yolbulan ile birlikte elini taşın altına koymuş, KARDEMİR’in kapatılmasını önlemiş, özelleşmesinde ön ayak olmuştu. Bu çabalar sonucunda KARDEMİR AŞ’nin Kurucu Başkanı olmuş ve devir sözleşmesine Müteşebbis Heyet Başkanı olarak imza atmıştı. Bu tarihten sonra kentin kaderi değişti.

O günden bu yana Kamil Güleç ismi hep iyilikle anılmış, binlerce öğrenciye karşılıksız burs veren Güleç, kendi şirketlerinde yüzlerce Karabüklü gence de istihdam sağlamıştı. Annesi- babası olmayan çocuklar için yaptırdığı Güleç Çocuk Evleri projesini Çocuk Esirme Kurumuna bağışlayan Güleç bu tarihten sonra Devletin şefkatli ellerindeki çocukların dedesi olarak anılmaya başlamıştı. Karabük Üniversitesi’ne Türkiye’de benzeri olmayan bir kütüphane yaptıran Kamil Güleç gelecek nesiller için yaptığı hizmetlerle gündeme gelmeye devam etti. Üniversitenin kurulması döneminde yaptığı çalışmalarla TBMM tarafından “Üstün Hizmet Ödülü”ne layık görüldü.

Bugün, çamur at izi kalsın mantığı ile Kamil Güleç’e yapılan itibar suikastını Karabük halkı üzülerek izliyor. Hayatını Karabük ve Karabüklünün menfaatine vakfeden 75 yaşındaki iş insanı Kamil Güleç’in yaptığının çeyreğini bu Karabük’e yapmayan, yapamayanlar, daha sonuçlanmamış bir dava ile ilgili akla hayale gelmeyen suçlamalarda bulunuyorlar.

Gazetecilik, doğruları tarafsızca yazarak halkı bilgilendirmektir. Henüz neticelenmemiş bir konuda kendisini hakim ve savcı yerine koyarak algı yapmak, yargı dağıtmak değildir. Gazetecilik, bana reklam parası verilmiyor diye insanları diline dolayıp, basın özgürlüğü kisvesi altında şahsiyetlerine saldırmak değildir. Kalemini silah misali Karabük’e hizmette yarışan insanlara doğrultmak gazetecilik olmamalıdır.

Kamil Güleç; Karabük kamuoyunu yanıltmaya yönelik yapılan haberlere dün bir basın açıklaması yayınlayarak “Bugüne kadar bültende yer alan tarih aralığı da dahil olmak üzere en başından beri bir satış işleminin, manipülatif hareketinin gerçekleşmediğini, idare tarafından tedbir niteliğinde tesis edilen geçici işlem yasağının kaldırılması için gerekli yetkili makamlara, hukuki yollara kendisinin başvurduğunu açıklarken yapılanları kısaca bir cümle ile özetlemiş; “Hal bu iken, mal bulmuş mağribi gibi yayınlanan açıklamaya sarılıp her zaman ki figürasyonla gerçeğin iğfal ve suiistimaline izin vermeyeceğiz” demişti.

Biz de sözlerimizi Moliere’e ait ince bir nükte ile noktalayalım;
“Başkalarının suçlu olduğuna hükmetmeden önce, insanın kendisini uzun uzun yoklaması gerekir.”

Kamil Güleç’e itibar suikasti …

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mustafa Şahin…Kimse Hatasız Değildir

    14 Haziran 2021 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Şairin, "Keşke kan davası yerine aşk davası olsa da, Herkes birbirini öldüresiye sevse…"  diyerek dilekte bulunduğu, Yaşar Kemal’in  “Akçasazın Ağaları”  ikilemesinin ilk romanı olan “Demirciler Çarşısı Cinayeti” adlı eserinde işlediği, “Geçmişte iki aile arasında cinayetten, kan akmış olmaktan veya başka bir nedenden oluşan düşmanlık” olarak tanımlanan, ilkel toplumlardan günümüz modern toplumlara kadar varlığını sürdüren, öç alma duygusundan kaynaklanan, misilleme yani kan davası… *** Sözde töre adı altında g...
  • Şule Ertürk Anıklı…Muaf değil…

    14 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Bugün düştüğümüz tarih, insanlığın kendine zulmü diye okunacak! Okundukça kanayacak. Sağım cennet, solum cehennem, Ortası ikisinin arası, Büyük şamdan altında, yün halı üstünde soluk bir oh’mu, Zulmün postallarının ezdiği gözyaşlarının ahı mı? Susarsa hakları elinde olanlar, Mazlumun ahı yakar kalbimizden fazlasını. Milleti, dini, dili ne fark eder? İnsanca yaşamak her çocuğun hakkı. Yetişkinlerin merhametsiz dünyasında, Ölen masumlar, ne kadar çoktular. Korkma çocuk, gideceğin yere onlar varamayacak. Sen...
  • Kamil Güleç’e itibar suikasti…

    08 Mayıs 2021 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Karabük'ün yaşayan bir değeri olan, hem sanayici hem de hayırsever kimliğiyle, ticarette olduğu gibi hayır işlerinde de Karabük'te önemli isimlerden olan Kamil Güleç'e zaman zaman haksız, yersiz, manasız, maksatlı , yer yer hakarete varan eleştiri boyutunu aşan yıpratma faaliyetleri yapıldığını gördüğümüz için aşağıdaki yazıyı yazıyoruz. Yıl 1994.. KARDEMİR’in zarar ettiği, özelleştirilemediği taktirde kapatılması gerektiği kararı, Karabük’te şok etkisi yaratırken, Kamil Güleç çözüm arayışına girmişti. KARDEMİR’i esnafıyla, işçisiyle, ...
  • Mustafa Şahin…Yüreğime Dokunuşun

    29 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Herkesin sevdiği, saydığı değer verdiği bir eğitimci dostla geçmişe dair sohbet ediyoruz. Duygu yüklü konuşmasında dostum; “Göl yok, çam yok, yeşillik yok. Ağaçlık bir saha içinde beyaz, büyük bir bina… Gölköy’deki eski Ziraat Mektebi ile Şeyh Ziya Efendi’nin konağı o zamanlar kısaca “Şeyhoğlu Konağı…”  Yani Kastamonu Göl Köy Eğitim Enstitüsü… Benim bu okulla tanışmam yetmişli yıllarda oldu. Çocukluk denen cennetten, ergenliğe adım attığım, gamsız çocukluk günlerimi geride bıraktığım, Okul hayatı ile hayat okulu arasında...