Hoşgeldiniz  

“MARZINC Ya Adam Olacak, Ya da Kapatacak.”

Okan Küçük | 12 Ekim 2017 | Genel, Güncel, haber, Okan Küçük, Siyaset A- A+

Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili;  MARZINC’e yönelik başlattığı savaşta hız kesmiyor. Karabük Belediyesi tarafından “Her Mahalleye Bir Park” projesi kapsamında Şirinevler Mahallesi Orman Sokak’ta yapımı kısa sürede tamamlanan Villa Panorama çocuk parkı açılışı yapıldı.

Açılışta bir konuşma yapan Başkan Vergili; MARZINC firmasıyla ilgili yine  bomba gibi açıklamalara imza attı. Vergili’nin

Karabük’ün problemleri tamamen bitti  Şu anda Karabük’te ki en büyük mücadelemiz başladı. Ben bu mücadelede bütün Karabüklülerden, sivil toplum kuruluşlarından, herkesten destek bekliyorum, dediği konuşma da şu çarpıcı  ifadeler de bulundu.

      Vergili: “Çevre Bakanlığına Soruyorum. Siz  Bu fabrikayı Kapattınız 3 Gün Sonra Hangi Kriterleri İncelediniz de  Açtınız ?”  

Vergili: “Marzinc için 18 kuruluş imza verdi. Bir tek dönemin Orman Genel Müdürü Osman Kahveci bile imza atmasaydı bu tesis yine kurulmazdı” dedi. Başkan Vergili şöyle devam etti; “Gelelim Marzinc konusuna; Marzinc’in yapımı ile ilgili Rafet Vergili olarak hiç bir yerde imzam yoktur. Defalarca söylediğimiz halde, birileri “ortaktı, yapımına izin verdi” gibi sansasyon haberler çıkartmakta. En az 18 kuruluş bu tesisin kuruluşu ile ilgili imza attı. Bunlardan bir tanesi de Orman İşletme Müdürlüğüdür ve o tarihte de Orman Genel Müdürü de Osman Kahveci beydi. O, bir tek imzayı atmasaydı Marzinc yapılmazdı. Ya herkes attığı imzaya sahip çıkacak ya da bu tür problemleri birisinin üstüne yıkmaya çalışmayacak. Bu fabrika kurulmadan önce bana dediler ki; “Avrupa kriterlerinde bir fabrika yapıyoruz”. Bu fabrikanın Avrupa’da çalışan örnekleri var. Sen Avrupa kriterlerinde fabrikanı yaptın ama Avrupa kriterlerinde bu fabrikayı çalıştırdın mı? Önemli olan bu. Bu sistemi kontrol eden yalnızca Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Bizim en ufak burayı denetleme, kontrol etme gibi bir yetkimiz söz konusu değildir. 8 yıldan bu tarafa, bütün raporları tanzim eden Çevre Bakanlığıdır. Şimdi buradan kendilerine soruyorum; Siz bu fabrikayı kapattınız, peki 3 gün sonra neden açtınız? Hangi kriterleri incelediniz de açtınız 3 gün sonra ?”

  Vergili: ” Bunların tek yaptığı Bakanlığı yanıltarak faaliyetlerine devam etmek. Karabük’te şu an 6 Bin Ton KURŞUN, 30 Bin Ton Çinko,30 Bin Ton Kükürt ayrıca Bin 200 Ton Baryum mevcut.”

Çarpıcı açıklamalarına Marzınc’in Çevre ve Şehircilik Bakanlığını yanıltarak faaliyetlerine devam ettiğini söyleyerek devam eden Vergili: “Yalnız bizim memleketimizde değil, Çevre ve Şehircilik Bakanımızın memleketi Kayseri’de de bizden 4 yıl önce faaliyete geçmiş bir fabrika söz konusu. Bu fabrikaların tek yaptığı ellerindeki bilgi ve belgelerle Bakanlığı yanıltarak faaliyetlerine devam etmek. Şu anda Kayseri’deki atık malzeme Karabük’ün 1,5 kat fazlası. Yalnız Kayseri’de bulunan fabrikanın atıkları içerisinde 10 bin ton KURŞUN var. Karabük’teki fabrikanın şu andaki atıklarında 6 bin ton KURŞUN mevcut. Kayseri’deki fabrikanın atıklarında şu anda 40 bin tonun üstünde çinko mevcut. Karabük’te ki atıklarda şu anda 30 bin ton ÇİNKO, 30 bin tonun üstünde de KÜKÜRT  mevcut. Ayrıca Bin 200 ton BARYUM mevcut. Bunları ben mi kontrol edecektim yoksa Çevre ve Şehircilik Bakanlığımı kontrol edecekti?”   şeklinde önemli ifadelerle çarpıcı açıklamalarını sürdürdü.

         Vergili: ” Karabük’te Yayılan Tehlikeli Madde Bunlar.”

“Bu atıklar hiç bir önlem alınmadan depolanmış. Bir tarafta yer altı sularına karışan, bir taraftan da tozdan dumandan Karabük’e yayılan tehlikeli madde bunlar. Kurşunun insan üstündeki zararlarını açıp okuduktan sonra, Çevre Bakanlığının bunları zararsız atıklar maddesine almaması mümkün değil.”

Vergili: ” Gelecek kuşakların daha iyi şartlarda yaşamasını sağlamakta benim görevim Mücadelem sonuna kadar devam edecek.”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na da göndermelr yapan Başkan Vergili : “Eğer Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Karabük’te, Kayseri’de, Aliağa’da, Payas’da bir tane atık malzemeden numune alıp da değerlendirme yapmış olsaydı, kendi kitapçığında, kendi standartlarında bunu tehlikesiz atık maddeler yönetmenliğine sokmazdı. Şimdi bunun bütün vebali bizlerin üstüne yıkılıyor. Karabük Belediyesinin üstüne yıkılıyor. Kesinlikle bizim yetki alanlarımızın dışında ama benim bir tane yetkim, benim bir tane işim var. Yalnız yol, kaldırım yapmak, su götürmek, park yapmak değil. Gelecek kuşakların, gelecek nesillerinde daha iyi şartlarda yaşamasını sağlamak da benim görevim. Bununla ilgili mücadelem sonuna kadar devam edecek.  ” 

VERGİLİ:  ” TÜRKİYE’DEKİ DEMİR ÇELİK KARTELLERİNİN ÇÖPLÜĞÜ KARABÜK DEĞİL, BURADAKİ PİSLİKLERİNİ FABRİKALARINA TAŞIYANA KADAR MÜCADELEMİZ DEVAM EDECEK.”

             “Ya MARZINC adam olacak sadece Karabük’te de değil ,Karabük’te, Kayseri’de, Aliağa’da, Payas’ta. Her yerde mücadelemiz şu anda devam ediyor.Ya Avrupa standartlarında çalışmasını öğrenecek ya da kapatacak. Türkiye’deki Demir Çelik kartellerinin çöplüğü Karabük değil, Aliağa, Kayseri, Payas değil. Para kazanmasını bilen kişiler, kendi çöplerini, kendi pisliklerini temizlemesini de kendi bilecek. Şu andaki mücadelemiz sonuna kadar devam edecek. Buradaki artıklarını da , buradaki pisliklerini de fabrikalarına taşıyana kadar mücadelem devam edecek. “diyerek Karabüklüleri bu mücadelede bir ve beraber olmaya çalışarak konuşmasını bitirdi.

Karabük’ün problemleri tamamen bitti. Şuanda Karabük’te ki en büyük mücadelemiz başladı. Ben bu mücadelede bütün Karabüklülerden, sivil toplum kuruluşlarından, herkesten destek bekliyorum.1980 öncesi teknolojiler müsait değildi. Biz bu dumanın, kirin, pasın içinde büyüdük ama 1980’den sonra, teknoloji geliştikten sonra, bir tane duman çıkmayacak şekilde fabrikaların modernizasyonun yapılması mümkündü. Tabi bunun bir maliyeti var, filtreleri yapmanın bir maliyeti var, tekrardan bu filtreleri çalıştırmanın da bir maliyeti söz konusu. Kardemir sürekli olarak bu filtre yapım maliyetlerini ertelemekte. Konuşulurken de şöyle konuşuluyor; “Demir Çelik bizim her şeyimiz”. Evet, Demir Çelik bizim her şeyimiz. Peki, Demir Çelik bize ne veriyor? Bunu da değerlendirmemiz gerekiyor. Kâr bilançolarında 200 milyon dolar kar açıklayan kuruluş, Karabük’ün temizliği ile ilgili 10-20 milyon doları hiç düşünmeden harcayabilmeli. Eğer burada iktidar mücadelesi veriliyorsa, kendi menfaatleri, kendi çıkarları için değil de, önce Karabük halkının çıkarları ile ilgili bu mücadele verilmeli. Her gün kapasite artırılmamalı. Kapasite artırımı ile beraber, çevrede düşünülmeli.Marzinc için 18 kuruluş imza verdi. Bir tek dönemin Orman Genel Müdürü Osman Kahveci bile imza atmasaydı bu tesis yine kurulmazdı” dedi. Başkan Vergili şöyle devam etti; “Gelelim Marzinc konusuna; Marzinc’in yapımı ile ilgili Rafet Vergili olarak hiç bir yerde imzam yoktur. Defalarca söylediğimiz halde, birileri “ortaktı, yapımına izin verdi” gibi sansasyon haberler çıkartmakta. En az 18 kuruluş bu tesisin kuruluşu ile ilgili imza attı. Bunlardan bir tanesi de Orman İşletme Müdürlüğüdür ve o tarihte de Orman Genel Müdürü de Osman Kahveci beydi. O, bir tek imzayı atmasaydı Marzinc yapılmazdı. Ya herkes attığı imzaya sahip çıkacak ya da bu tür problemleri birisinin üstüne yıkmaya çalışmayacak. Bu fabrika kurulmadan önce bana dediler ki; “Avrupa kriterlerinde bir fabrika yapıyoruz”. Bu fabrikanın Avrupa’da çalışan örnekleri var. Sen Avrupa kriterlerinde fabrikanı yaptın ama Avrupa kriterlerinde bu fabrikayı çalıştırdın mı? Önemli olan bu. Bu sistemi kontrol eden yalnızca Çevre ve Şehircilik Bakanlığıdır. Bizim en ufak burayı denetleme, kontrol etme gibi bir yetkimiz söz konusu değildir. 8 yıldan bu tarafa, bütün raporları tazmin eden Çevre Bakanlığıdır. Şimdi buradan kendilerine soruyorum; Siz bu fabrikayı kapattınız, peki 3 gün sonra neden açtınız? Hangi kriterleri incelediniz de açtınız?Yalnız bizim memleketimizde değil, Çevre ve Şehircilik Bakanımızın memleketi Kayseri’de de bizden 4 yıl önce faaliyete geçmiş bir fabrika söz konusu. Bu fabrikaların tek yaptığı ellerindeki bilgi ve belgelerle Bakanlığı yanıltarak faaliyetlerine devam etmek. Şu anda Kayseri’deki atık malzeme Karabük’ün 1,5 kat fazlası. Yalnız Kayseri’de bulunan fabrikanın atıkları içerisinde 10 bin ton zararlı madde var. Karabük’teki fabrikanın şu andaki atıklarında 6 bin ton kurşun mevcut. Kayseri’deki fabrikanın atıklarında şu anda 40 bin tonun üstünde çinko mevcut. Karabük’te ki atıklarda şu anda 30 bin ton çinko, 30 bin tonun üstünde de kükürt mevcut. Ayrıca 1200 ton Baryum mevcut. Bunları ben mi kontrol edecektim yoksa Çevre ve Şehircilik Bakanlığımı kontrol edecekti?Bu atıklar hiç bir önlem alınmadan depolanmış. Bir tarafta yer altı sularına karışan, bir taraftan da tozdan dumandan Karabük’e yayılan tehlikeli madde bunlar. Kurşunun insan üstündeki zararlarını açıp okuduktan sonra, Çevre Bakanlığının bunları zararsız atıklar maddesine almaması mümkün değil. Eğer Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Karabük’te, Kayseri’de, Aliağa’da, Payas’da bir tane atık malzemeden numune alıp da değerlendirme yapmış olsaydı, kendi kitapçığında, kendi standartlarında bunu tehlikesiz atık maddeler yönetmenliğine sokmazdı. Şimdi bunun bütün vebali bizlerin üstüne yıkılıyor. Karabük Belediyesinin üstüne yıkılıyor. Kesinlikle bizim yetki alanlarımızın dışında ama benim bir tane yetkim, benim bir tane işim yalnız yol, kaldırım yapmak, su götürmek, park yapmak değil. Gelecek kuşakların, gelecek nesillerinde daha iyi şartlarda yaşamasını sağlamak da benim görevim. Bununla ilgili mücadelem sonuna kadar devam edecek. Bir yıl içerisinde Kardemir’in bacalarının bir tanesinden duman çıkmayacak. Arkadaşlar kasti olarak şöyle sorular soruyorlar; “Karabük Demir Çelik’te kapatılsın mı?”.Üç yıl önce bu KARDEMİR’in bacalarından duman çıkmıyordu, niye çıkmıyordu biliyor musunuz? 1 milyon 200 bin kapasite ile çalışıyordu ve filtre sistemleri yeterliydi. Şimdi üretim kapasitesini iki milyon tona çıkarttı. Filtre sistemleri yeterli değil. Parayı kim kazanıyorsa burayı düzeltecek. Eğer çok para kazanma peşinde değilseler ise, kapasiteyi düşürüp tesisi adam edecekler. Biz hiçbir zaman Karabük Demir Çelik kapatılsın demedik. Bunun üstünden siyaset yapılmaz, bunun üstünden politika da yapılmaz. Ama bugünkü yaşam şartlarını Karabük’te sağlamak mecburiyetinde olanlar devam eder, sağlamayan devam etmez. Burası halka açık bir şirket. Şu anda bildiğim kadarıyla Çevre Bakanlığından buraya uzmanlar geldi. Buradan kendilerine sesleniyorum; “Lütfen gelsinler, bizden bilgi alsınlar, ellerindeki bilgi ve dokümanlar yeterli olmuş olsaydı, bunlara bu şekilde izinleri vermezlerdi.

Rafet Vergili paylaştı: 11 Ekim 2017 Çarşamba

*

 

Bu haber 12.528 kere görüntülendi

 

“MARZINC Ya Adam Olacak, Ya da Kapatacak.” için 3 Yorum

  1. Gürcü dedi ki:

    Pankartlari vergili cikartmadi kimin cikarttirdigi arastiriliyor…yanlis bilgi yaymayalim lutfen..vergili hâla ayni seyi savunuyor ve savunacaktir da…marzincin zararsiz oldugunu savunan insanlara soracaksiniz onu insanlari kandirmaya devam edenlere…arkandayiz başkan…

  2. Aytac dedi ki:

    Hani gecen hafta kapanacakti sökup kaldirilacakti hersey sokaklarda yollarda pankartlar vardi hayir diye neden pankartlar kaldirildi

  3. Aytac dedi ki:

    Hani gecen hafta icin kapaniyordu sökup kaldirip gidecekti sokaklarda yollarda pankartlar vardi neden cikartildi

EN SON HABERLER

KARABÜK AJANS 78 internet haber sitesi ‘Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. karabukajans78.com İhlas Haber Ajansı (İHA) resmi abonesidir.Karabük Ajans 78 Haber Sitesi. Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle