logo

Mustafa Şahin…Kimse Hatasız Değildir


Mustafa Şahin

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
karabukfarkligazete@hotmail.com

Şairin,

“Keşke kan davası yerine aşk davası olsa da,

Herkes birbirini öldüresiye sevse…”  diyerek dilekte bulunduğu,

Yaşar Kemal’in  “Akçasazın Ağaları”  ikilemesinin ilk romanı olan “Demirciler Çarşısı Cinayeti” adlı eserinde işlediği,

“Geçmişte iki aile arasında cinayetten, kan akmış olmaktan veya başka bir nedenden oluşan düşmanlık” olarak tanımlanan, ilkel toplumlardan günümüz modern toplumlara kadar varlığını sürdüren, öç alma duygusundan kaynaklanan, misilleme yani kan davası…

***

Sözde töre adı altında güdülen bu anlamsız dava yüzünden,

Nice koç yiğitler, babalar, amcalar, dedeler,

Kör bir inat uğruna,

Bir hiç uğruna,

Kör kurşunla devrilmiş,

Nice hayatlara,

Delikanlı değil, eli kanlılarca,

Son verilmiş…

***

Dünyaya merhaba dediğim1960’lı yıllarda, köyümüz böyle elim bir hadiseye tanıklık etmiş.

Nice acılar yaşanmış, gözyaşları dökülmüş. Evler yağmalanarak talan edilmiş.

Olayın sevindirici tek yönü köyümüz insanın, bu elim hadiseden büyük bir ders çıkarıp, bu anlamsız hadiseyi bir kan davasına dönüştürmemiş olmasıdır.

***

Bu elim hadisenin yaşandığı dönemde köyümüzden birisi, bir evin kapısını yerinden söküp götürmüş. Zamanla nedamet koru, içine düşen adam, Hindistan Bağımsızlık Hareketi’nin siyasi ve ruhani lideri Gandhi’nin hatıralarında anlattığı; “Et yemek neden günah olsun? diyerek arkadaşlarla tenha bir yerde keçi etiyle kendimize ziyafet çekmeye karar verdik. İlk kez et yedim. Ama üzerime karabasanlar çöktü. Ömrüm boyunca her nereye gittimse yediğim keçi içimde meledi durdu.” dediği gibi; “O kapı var ya o kapı, Gandhi’nin keçisi gibi peşini bırakmamış. Tam elli yıl boyunca, farelerinkinden daha keskin dişlerle kemirip durmuş adamı. Yakıcı vicdan azabı, rahat vermemiş adama.

Adam, ne kadar hızlı koşarsan koş, ne kadar yaşarsan yaşa asla vicdanından kaçamıyorsun. Pişmanlık için hiçbir zaman geç değildir. diyerek elli yıl sonra kapısını söküp götürdüğü Hasan Efendinin kapısına dayanmış. Kapıyı evin hanımı açmış.

“Hasan! Hasan Efendi evde mi? diye sormuş. Evin kadını; “Bu saatlerde kahvede olur.” deyince hemen kahveye gitmiş.

Kahveye gittiğinde tam elli yıl önce kapısını söküp götürdüğü köylüsü Hasan Efendiyi görmüş. Yanına varıp selam verdikten sonra dışarıda görüşebilir miyiz demiş. Hasan Efendi arkadaşlarından müsaade isteyerek yerinden kalkmış, dışarıda boş bir masaya oturmuşlar.

Bir elli yıl daha bekleyeme tahammülü olmayan adam hemen söze girmiş. “Hasan Efendi bir cahillikti yaptım. Yaptığım cahillikten dolayı yüreğim bir yangın yeri. Belki biliyorsunuzdur, o elim hadisenin yaşandığı zaman, evinizin kapısını söküp götürmüştüm. O günden bu güne, o kapı sırtımda ağır bir yüke dönüştü. Lütfen beni bu ağır yükten kurtarın. Paraysa para, kapıysa kapı bedelini karşılamaya hazırım.”

Bu konuşmadan sonra iki köylü bazen söz, bazen göz, çoğu zaman sessizliğin dili ile konuşmuşlar. Sonra Hasan Efendi;

Benden yana helal olsun. Ölümün avcılık yaptığı bu dünyada,

“Kimse hatasız değildir.

Ne ben,

Ne siz,

Ne de başkası…”

***

Kendisiyle helalleşen köylüsünü uğurlayan Hasan Efendi; “Ebû Damdam gibi, ben de hakkımı helâl ettim. Bu da benim sadakam olsun.” demiş.

Mustafa Şahin…Kimse Hatasız Değildir

Etiketler: » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Karabük’e Yeni Fen Lisesi …

    03 Temmuz 2021 Genel, Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

     Karabük eğitimde her daim üst sıralar da olan bir il. Ve  her zaman iyinin iyisini hak eden bir il. Geçtiğimiz aylar da eğitimdeki eksiklik konusunda 2 ayrı yazı yazmıştık ve o yazılar da Karabük’te neden Sosyal Bilimler Lisesi (SBL) yoktur, Karabük’te neden ikinci bir Fen Lisesi yoktur, sorularını sormuştuk. (Boşuna yazmamış, boşuna sormamıştık tabi…)   Karabük’te neden bağımsız bir SBL yok! yazımız için burayı tıklayınız. Karabük’e SBL, Safranbolu’ya Fen Lisesi yazımız için burayı tıklayınız. Türkiye dereceleri yapan...
  • Mustafa Şahin…Kimse Hatasız Değildir

    14 Haziran 2021 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Şairin, "Keşke kan davası yerine aşk davası olsa da, Herkes birbirini öldüresiye sevse…"  diyerek dilekte bulunduğu, Yaşar Kemal’in  “Akçasazın Ağaları”  ikilemesinin ilk romanı olan “Demirciler Çarşısı Cinayeti” adlı eserinde işlediği, “Geçmişte iki aile arasında cinayetten, kan akmış olmaktan veya başka bir nedenden oluşan düşmanlık” olarak tanımlanan, ilkel toplumlardan günümüz modern toplumlara kadar varlığını sürdüren, öç alma duygusundan kaynaklanan, misilleme yani kan davası… *** Sözde töre adı altında g...
  • Şule Ertürk Anıklı…Muaf değil…

    14 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Bugün düştüğümüz tarih, insanlığın kendine zulmü diye okunacak! Okundukça kanayacak. Sağım cennet, solum cehennem, Ortası ikisinin arası, Büyük şamdan altında, yün halı üstünde soluk bir oh’mu, Zulmün postallarının ezdiği gözyaşlarının ahı mı? Susarsa hakları elinde olanlar, Mazlumun ahı yakar kalbimizden fazlasını. Milleti, dini, dili ne fark eder? İnsanca yaşamak her çocuğun hakkı. Yetişkinlerin merhametsiz dünyasında, Ölen masumlar, ne kadar çoktular. Korkma çocuk, gideceğin yere onlar varamayacak. Sen...
  • Kamil Güleç’e itibar suikasti…

    08 Mayıs 2021 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Karabük'ün yaşayan bir değeri olan, hem sanayici hem de hayırsever kimliğiyle, ticarette olduğu gibi hayır işlerinde de Karabük'te önemli isimlerden olan Kamil Güleç'e zaman zaman haksız, yersiz, manasız, maksatlı , yer yer hakarete varan eleştiri boyutunu aşan yıpratma faaliyetleri yapıldığını gördüğümüz için aşağıdaki yazıyı yazıyoruz. Yıl 1994.. KARDEMİR’in zarar ettiği, özelleştirilemediği taktirde kapatılması gerektiği kararı, Karabük’te şok etkisi yaratırken, Kamil Güleç çözüm arayışına girmişti. KARDEMİR’i esnafıyla, işçisiyle, ...