logo

Mustafa Şahin…Yüreğime Dokunuşun


Mustafa Şahin

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
karabukfarkligazete@hotmail.com

Herkesin sevdiği, saydığı değer verdiği bir eğitimci dostla geçmişe dair sohbet ediyoruz.

Duygu yüklü konuşmasında dostum; “Göl yok, çam yok, yeşillik yok.

Ağaçlık bir saha içinde beyaz, büyük bir bina…

Gölköy’deki eski Ziraat Mektebi ile Şeyh Ziya Efendi’nin konağı o zamanlar kısaca “Şeyhoğlu Konağı…”  Yani Kastamonu Göl Köy Eğitim Enstitüsü…

Benim bu okulla tanışmam yetmişli yıllarda oldu.

Çocukluk denen cennetten, ergenliğe adım attığım, gamsız çocukluk günlerimi geride bıraktığım,

Okul hayatı ile hayat okulu arasındaki farkı fark ettiğim yıllardı.

Herkes gibi sınavla okulu kazanmış başarılı bir öğrenciydim. Ancak bir sorun vardı. Temel bazı ihtiyaçlarımı karşılayabilmem için az da olsa maddiyata ihtiyacım vardı. Çok değildi aslında! Yatılı bir öğrencinin çok fazla gideri olmazdı. Ama hiç olmayınca da olmuyordu.

İkinci sınıfa geçtiğimde bazı arkadaşlarımın okuldan izin almadan hafta sonları, bazen de hafta içi çevre köylerde bağ bahçe işlerinde yevmiye karşılığı çalışarak harçlıklarını çıkardıklarını öğrendim.

Hani derler ya hayat, başınıza gelenler değil, başınıza gelenlerden sonra yaptıklarınızdır. Dağıtılan kartları değiştiremeyebilirdim ama eli nasıl oynayacağıma karar verebilirdim. Hemen hareket geçtim. Yevmiye giden arkadaşlarımı buldum. Beni de yanlarında götürmelerini rica ettim. Tamam diyerek kabul ettiler. Bu hafta sonu hazır ol dediler.

Hafta sonu arkadaşımın gidiyoruz demesiyle, yevmiye karşılığı çalışmak için okuldan izinsiz ayrıldım. Artık her hafta sonu bazen de hafta içi çevre köylerde bağ bahçe işlerinde yevmiye karşılığı çalışarak harçlığımı çıkarıyordum. Sevincime, mutluluğuma diyecek yoktu.

Bir gün derste iken nöbetçi öğrenci, dersin öğretmenine, eğitim şefinin beni çağırdığını söyledi. Teneffüste heyecan ve korkuyla eğitim şefinin odasına gittim. Görünüşü sert biriydi. İçeri girince çatık kaşlarıyla beni şöyle bir süzdü, sonra önündeki büyük deftere bakarak sert bir şekilde neden devamsızlık yaptığımı sordu. Ardından cevabımı beklemeden, “ders notlarında iyiymiş” dedi.

Hani derler ya umutsuz birinin neye cüret edeceğini önceden kestirmek zordur. O an bana bir cesaret geldi.

 “Efendim dedim siz okulumuzun eğitim şefisiniz. Herkese hemen her ay ailesinden az ya da çok bir harçlık geliyor. Bana şimdiye kadar hiç harçlık geldiğini gördünüz mü? Harçlığımı çıkarmak, ihtiyaçları karşılamak için hafta sonları, bazen de hafta içi bağ ve bahçeler de çalışmak için okuldan ayrılıyorum” dedim. Ben böyle konuşunca o sert haşin eğitim şefi bir şey demeden bir süre beni inceden inceye süzdü.

Başını önüne eğdi. Bir süre düşündükten sonra yavaşça çekmecesini açtı, içinden aldığı silgiyle devamsızlıklarımı sildi. Ardından bana dönerek; “Oğulcuğum bundan sonra devamsızlık yapma” dedi. Eğitim şefinin bu yumuşak ses tonundan da cesaret alarak;

“Efendim ben gitmek zorundayım” dediğimde yüzüme bir baba şefkatiyle baktı sonra; “Mademki gitmek zorundasın akşam döndüğünde, geldim diyerek bana görün” dedi. Aramızda derin bir sessizlik oldu. Sonra “tamam efendim” diyebildim.

Aradan yıllar geçti.

O günkü gibi taze bu anıyı hatırladığımda kendi kendime; Herkes kendisin de olanı verirmiş. Savaşçı güç, tüccar mal, köylü pirinç, balıkçı balık, öğretmen ise ders…

Ben hayatımın unutulmaz dersini almıştım.

Yardımcı olurdum ama mevzuat uygun değil diyenlere inat.

“Geldim diye bana görün” diyerek…

Gönlümü, kalbimi fethedişinizi… 

Yüreğime dokunuşunuzu…

Verdiğiniz en anlamlı dersi,

Unutmadım öğretmenim, unutmadım!

Mustafa Şahin…Yüreğime Dokunuşun

Etiketler: » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Mustafa Şahin…Yüreğime Dokunuşun

    29 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Herkesin sevdiği, saydığı değer verdiği bir eğitimci dostla geçmişe dair sohbet ediyoruz. Duygu yüklü konuşmasında dostum; “Göl yok, çam yok, yeşillik yok. Ağaçlık bir saha içinde beyaz, büyük bir bina… Gölköy’deki eski Ziraat Mektebi ile Şeyh Ziya Efendi’nin konağı o zamanlar kısaca “Şeyhoğlu Konağı…”  Yani Kastamonu Göl Köy Eğitim Enstitüsü… Benim bu okulla tanışmam yetmişli yıllarda oldu. Çocukluk denen cennetten, ergenliğe adım attığım, gamsız çocukluk günlerimi geride bıraktığım, Okul hayatı ile hayat okulu arasında...
  • Safranbolu’ya Fen Lisesi Açılıyor. Karabük’e de SBL, İstiyoruz.

    15 Nisan 2021 Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Geçtiğimiz hafta iki ayrı yazı yazıp, Karabük’e Sosyal Bilimler Lisesi, Safranbolu’ya da Fen Lisesi’nin açılması gerektiğinden bahsetmiştik. Yazılarımızda Karabük’ün  akademik başarı anlamında zaten hep üst sıralar da olduğundan, öğrencilerin Türkiye dereceleri yaptıklarını vurgulayıp, hem nüfus hem sosyo ekonomik bakımdan Karabük’ten geri durumdaki illerin çoğunda SBL olduğunu, Şırnak’tan Ardahan’a, Hakkari’den Iğdır’a, Bolu’dan, Düzce Akçakoca’ya kadar açılan Sosyal Bilimler Lisesi’nin Türkiye’de eğitimde ilk 10’da olan Karabük’te de açılmas...
  • Mustafa Şahin… Gurbet Anlayışına İsyan

    14 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Tam 266 kuş türüne ev sahipliği yapan, Bir doğa harikası, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde yer alan Kuşcenneti Milli Parkı, diğer adıyla Manyas Kuşcenneti… Adı gibi ülkemizin cennet köşelerinden bir köşe. Kuşcenneti Milli Parkı, 1 Nisan 1938 tarihinde Curt Kosswig ve eşi Leonore tarafından keşfedilmiş. Kosswing buraya Kuşcenneti adını vermiş. Kuşcenneti Milli Parkı’nda, milli parkta bulunan canlı türlerinin tanıtım vitrininin yer aldığı bir müze bulunmaktadır. Müzenin hemen girişinde Curt Kosswig ve eşi Leonore’nin f...
  • Okan Küçük Yorumluyor…“3 Nisan Türkiye Sanayi Günü Olmalı”

    12 Nisan 2021 Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

     BRTV Sahibi Mehmet Çetinkaya’nın 3 Nisan Türkiye’de ağır sanayinin temellerinin atılmasıdır temel tespitiyle birlikte Türkiye’de 3 Nisan Sanayi Günü olarak kutlanmalıdır, önerisinin Karabük/ Türkiye için çok yerinde olduğunu ve aslında  bugüne kadar   neden akıllara gelmediğini ilginç bulmuştuk.     3 Nisan’ın Türkiye’de demir çeliğin ve sanayinin temellerinin atıldığı gün olarak yerli ve milli bir tarih olduğunu belirtip,  3 Nisan gününü Türkiye Sanayi Günü olarak kutlamanın sadece Karabük...