logo

Okan Küçük KARDEMİR Yeni Yönetimini Yorumluyor

               

             Ön not: Bu yazıyı 8 Kasım Pazar Günü Saat 17:00 de yazıp Karabük FARKLI Gazete‘de yayınlanması için göndermiştim.

Öncelikle her Karabüklünün kabul ettiği gibi KARDEMİR, Karabük’ün gözbebeğidir ve Karabük’ün ekonomik can damarıdır, olmazsa olmazıdır. Sondan başlayalım, Kardemir’e açık bir müdahale oldu ve 9 Yeni yönetici işbaşına geldi. Bu 9 yöneticinin öz geçmişlerinin/ kariyerlerinin oldukça parlak olduğu görülüyor. Yeni yöneticilerin bir bölümünün Hazine ve Maliye Bakanı Sayın Berat Albayrak’a yakın kişilerden oluştuğu da orta da. Bu gelişmeyi, Kardemir’in çok daha iyi konumlara geleceğine yönelik olumlu bir şekilde yorumluyor Karabüklüler. Konuyla ilgili ilk haberimizde “Kardemir Devletimizin Şefkatli Ellerinde” başlığını kullanmıştık.

            Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı (ETKB) Bakan Yardımcısı olarak görev yapmakta olan Sayın Alparslan Bayraktar, Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı  oldu. Kendisine  tüm yeni yönetime, Karabük’e ve ülkemize hayırlı olsun inşallah.

                     KARABÜKLÜLER BUNU BEKLİYORDU

            Rahmetli Mutullah Yolbulan , Sayın Kamil Güleç ile on yıllardır el birliğiyle Kardemir’i sorunsuz bir şekilde yönetiyorlardı. Derken Mutullah Yolbulan’ın  hastalık süreci başladı. O hastalık gittikçe ağırlaştı. İşte tam o dönemler de Yolbulan ile Güleç Aileleri arasında Karabüklülerin bildiği gibi tartışmalar (Yolbulan grubu kaynaklı olmak üzere)  başladı.

            Aslında Mutullah Yolbulan’ın sağlığında hastalığının ilk başladığı dönemler de  Kamil Güleç, çözüm için akılcı adımlar atmıştı ama kabul görmemişti.  Hastalık ağırlaştığında artık Mutullah Yolbulan. Kardemir yönetiminde değildi. Yolbulan gurubu Yücel Ailesiyle birlikte 5 kişi olarak yine yönetimdeydi. Ve 2 kişiyle yönetimde olan Güleç gurubunu istemediklerini   çeşitli mecralar da ifade etmeye başlamışlardı. Yılların tecrübesi Kamil Güleç, yine uzlaşı sağlanması için girişim de bulundu ama yine sonuç alınamadı.

Tek başına yönetmek istiyorlardı. 5 kişiydiler zaten 1 tane bağımsız yönetici kendilerinden olduğunda iş bitiyor, 6’yı buluyor istedikleri kararları istedikleri gibi çıkartabiliyorlardı. Yolbulan Ailesi olarak sadece kendilerinin yönetecekleri bir Kardemir istiyorlardı. Bunu kolaylıkla başarabileceklerini düşünüyorlardı. Ve düğmeye bastılar.

O dönem konular sıcakken onlarca yazı yazdım. Gazete’de -haber sitesinde  arşivlerde mevcut. Hepsinde Kardemir’in tek bir aile tarafından ele geçirilmesinin dönülmez zararlar vereceğini , tane tane anlattım.

Hırsla , güç ben de zannıyla yapılan bu girişimlerin Kardemir’in hayrına olmayacağını yazdım. Bugünlere kadar madem 2 aile el birliğiyle geldi. Aynı şekilde devam etmesi gerektiğini söyledim.  2 Ailenin toplasan %12-13 civarında bir hissesi varken, bu bile bir anlamda yeterli değilken 2 aile  koca Kardemir’i yönetiyorsunuz; tek başına %5,5-6 hisseyle % 100 ü yönetemezsiniz dedim. Madem tek başına yönetmek istiyorsunuz o zaman Rahmetli Mutullah Yollbulan’ın(,( 2018’de vefat etti)  bir lafı vardı “Herkes parası kadar konuşsun” derdi. Siz de paranız kadar (hisseniz kadar) konuşun ya da buyrun hisse alın ondan sonra yönetin, %6 ile %100 ü yönetmek nerede görülmüş ,dedim. Buraya devlet müdahale eder , kendi istediği 4 tane bağımsızı gönderir, hatta daha fazla bile üye gönderebilir diye onlarca kere yazdım. Derdim ben yazdım, ben söyledim demek basitliği değil. Bunu zaten Karabük’teki hemen her gazeteci gördü.  Hatta konuyla ilgili çevreler de gördü. Durum ortadaydı , yani.

                     Ve  Yolbulan Grubuna İlk Tokat SPK’dan Geldi

            2017’de  Yolbulan Grubu, 4 Tane Kardemir Bağımsız Yönetim Kurulu ismini SPK’ya gönderdiler. Güleç Ailesine haber bile vermemişlerdi. Kendi istedikleri 4 isim  SPK tarafından onaylanacak ve KARDEMİR’i tek aile olarak ele geçireceklerdi. Hesapları buydu.

Bu sırada ,Güleç ailesi ise devletle, ilgili makamlarla görüşmeler yaptılar. Durumu en üst noktalara taşıdılar. Ve sonuçta yetkililer/ devletimiz SPK eliyle ilk müdahaleyi 2017’de yaptı. Yolbulan gurubunun gönderdiği 4 isimin 4 ‘ü de çizildi ve Ömer Faruk Öz, Bülent Gedikli, Mehmet Erdoğan ve Osman Kahveci   Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak göreve başladı. Bir nevi mini kayyum durumuydu bu.  Hatta ilk yıl  Sayın Ömer Faruk Öz, Kardemir Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.

Böylece ilk tokat gelmiş oldu Yolbulan Grubuna.  Tokat ifadesini  konuyu ağırlaştırmak için ya da birilerini kışkırtmak için falan kullanmıyorum. Durumu  iyi  anlatan bir ifade olduğu için kullanıyorum.

Aslında  o zamandan sonra da Yolbulan grubu tek başına yönetim ihtirasını bir kenara bıraksa ve eskisi gibi 2 aile işbirliğiyle yönetmek yolunu seçseydi sorun yine çözülecekti. Ama gerginlik, asla dinmediği gibi arttı, Yolbulan gurubu tarafından arttırıldı.  Yeni Başkan Öz, Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı Kamil Güleç’e bıraktı kendisi Başkan Vekili oldu ve 2 . yıl da böyle devam ederken, 2019’da  Mustafa Yolbulan Yönetim Kurulu Başkanı oldu, Öz yine başkanvekiliydi.

 İşte bu başkanlığın sonucunda karalama kampanyaları hızlandı. Her Karabüklünün yakinen bildiği o kara dönemler de, Kardemir  1 TL’ye Karabüklüye  verilirken  dönemin  Ticaret Odası Başkanı Kamil Güleç aslında süreci ilk  başlatan kişiydi. Zaten  dikkat ederseniz o süreçler de  Kurucu Heyet Başkanı da  Kamil Güleç’ti.  Diğer taraftan  25 yılllık Kardemir YK üyeliğinde Kardemir’den ne makam aracı –  ne şoför  almadı/kullanmadı. Aynı şekilde   10 yıldır Kardemir YK Üyeliğinde bulunan Çağrı Güleç’te   makam aracı vs. almadı. Ama karalamalar sınır tanımıyordu.  Yine Karabüklülerin yakinen bildiği  2010 yılındaki sendikal olaylar da bazı sıkıntılar yaşandı. O süreçte sokak kavgaları denilen,vurdulu kırdılı kavgalar da oldu. Yine o süreç’te  Güleç Ailesinin evine Molotof kokteyli atıldı bir konaklarında yangın çıktı konu zaten karakolluk/ adliyelik oldu.  O yaşanan süreçler de Kardemir’de güvenlik sorunu oluştuğu için yönetim kurulu kararıyla  Yönetim kurulu üyelerine güvenlik verilmesi kararlaştırıldı. Rahmetli Mutullah Yolbulan, çarşıdaki evinden  alındı. Ve Yenişehir bölgesindeki Kardemir lojmanlarına yerleşti. Vefat edinceye kadar 8 yıl Kardemir lojmanlarında oturdu ve kapısında 3 tane güvenlik görevlisi vardı. Kimse ya bu kadar zengin biri neden 5 kuruş vermeden Kardemir lojmanlarında oturuyor neden kapısında 3 tane güvenlik görevlisi var demedi. Vefatı olmasaydı o süreç öylece devam edecekti. Diğer taraftan o süreçte Kamil Güleç’e de Kardemir lojmanlarına gelin denildi ama onlar biz evimizde  otururuz deyince o zaman 1 tane güvenlikçi de oraya verelim dediler ve onların evinin önüne de 01 güvenlikçi verildi. Ama bu Yolbulan Başkanlığı döneminde nedense bir anda kamuoyuna Güleçler sanki Kardemir’den kendi şahsi istekleriyle  kapısının önünde güvenlik  tutuyorlarmış gibi algı çalışması yapıldı. Yani yıpratma faaliyetleri devam ediyordu. Burada bir parantez açalım ( Tabi sendikal süreçte işten atılanlar oldu. Onların  içinde sadece sendikal tercihleri nedeniyle işten atılan işçilerin  evleri, işleri, evlilikleri yıkılan oldu. Bir mağduriyet yaşandı. Yaşın yanında kuru da yandı. O da bir yaradır Karabük’te. O kısmı da ayrı bir konu.)

Yetmedi, Güleç Ailesinin Kardemir’den bir nevi el çekmeleri için, aba altından hisse virmanı sopası gösterildi. ( Kaldı ki önceki kurullarda oy birliği ile aklanmışlardı. Yani  önce herkes oy birliği ile akladı sonra kendi imzalarından bile bir nevi şikayetçi olundu)Sonra aba altından da çıktı. Basında, kamuoyunda, SPK’ya taşındı konu. SPK, Kumpasa Dur dedi şeklinde anılan sonuçta ise (…idari yaptırım kararı verilmesi gerekli bir kabahat, bilgi suiistimali, güveni kötüye kullanma ve sahtecilik suçu olarak değerlendirilebilecek fiil ve unsurun bulunmadığı kesin surette karara bağlanmıştır.)dedi SPK. Buna rağmen karalamalar tüm hızıyla devam etti.

Bu süreçte Güleç Ailesinin çabalarıyla Kardemir’e geldikleri kamuoyunda bilinen Bağımsız Yöneticilerin , sonradan Yolbulan Grubuyla birlikte hareket etmesi kamuoyunda “Bu bağımsızlar bir Güleç ile bir Yolbulan ile hareket ediyor bu nasıl iş ? İsteseler kavgayı bitirebilirler. 4 kişiler deseler ki Ailelere, kardeşim dışarı da ne yapıyorsanız yapın. Kardemir’de kavga istemiyoruz. İki aile 7 kişisiniz. 2 Aile ortak getireceğiniz her öneriyi 4 Bağımsız olarak imzalarız. Önce 2 aile 7 imzayı getirin üstünü biz tamamlayalım, bile deseler bu konu çözülebilirdi. Ama onlar da bir Güleç, bir Yolbulan Ailesiyle işbirliği yaparak 2 ailenin arasındaki gerilimi derinleştirdiler.” yorumları yapılmasına vesile oldu.

   Gazeteciler Hayırlı Olsun Ziyaretinde Şaşırtıcı İfadeler.

Sayın Yolbulan’ın Başkanlığı sonrası Karabük Gazeteciler ve İletişim Derneği Yönetiminden benimle birlikte toplam da 6 meslekdaşımız ile Mustafa Yolbulan’a hayırlı olsun ziyaretine gittik.

Yolbulan: “Enflasyon % 30’un üzerinde değil mi ? “

Ziyarette, bir Gazeteci Abimiz’in o dönemde yeni bir durum olan  İran’da akaryakıta gelen %50 zammı nasıl değerlendiriyorsunuz, bunun yansımaları nasıl olabilir şeklindeki sorusuna cevap veren Yolbulan; ” Buna neden şaşırıyorsunuz ? Türkiye’de son bir yıl da elektriğe gelen zam %50’nin üzerinde değil mi ? Doğalgaza gelen zam %50 civarında değil mi ? TÜİK enflasyonu %8 diye açıklıyor. Enflasyon % de 30’un üzerinde değil mi ? ” demişti.  

4 tane bağımsız yöneticinin Başkan yaptığı Sayın Yolbulan, ( ki bağımsız yönetici demek bir yer de devlet demek olarak algılanıyordu. Devleti yöneten Ak Partiydi ve bağımsızlar da sonuç itibarıyla  Ak Partili’ydi.)  “Türkiye’de son bir yıl da elektriğe gelen zam %50’nin üzerinde değil mi ? Doğalgaza gelen zam %50 civarında değil mi ? TÜİK enflasyonu %8 diye açıklıyor. Enflasyon % de 30’un üzerinde değil mi ? ” demesi 4 bağımsız yöneticilere de ,Ak Parti’ye de  ciddi bir eleştiri  getirmesi anlamını taşımaz mıydı ?  Bakın söylenenin  ne olduğu- ne olmadığı , doğru olması  ya da yanlış olması değildi mesele. Ziyaret sonrası bazı meslekdaşlarımızla bu konuyu değerlendirirken,  Yolbulan’ın söylediklerine  katılan oldu, yorum yapmayan oldu vs.   Ama  bu her yönüyle bir haberdi bana göre. Ve bu haberi ben hem Karabük Farklı Gazete’de hem Karabük Ajans 78 haber sitesinde yaptım. 

O haberin linki için Burayı tıklayınız.

Tabi yapma bu haberi, sıkıntı olabilir  diyen arkadaşlarım olmuştu. Ama görüşme de 6 gazetecinin olduğu şahitli-ispatlı bir konuydu, ben de yaptım haberi. Hakikaten sıkıntı oldu. Haberden yaklaşık 1 ay sonra, 2020 yılı geldi ve benim gazetemin Kardemir aboneliği gerekçesiz bir şekilde yenilenmedi. Mevcut abonelik  hiçbir gerekçe gösterilmeden öznel bir karar ile olduğu açık bir şekilde iptal edildi. Karabük yazılı basın içinde açık bir şekilde ayrımcılık/ bölücülük yapıldı. Kaldı ki KARDEMİR kimsenin şahsi malı değildi. Ama yaptım oldu anlayışı  haberim sonrası yaptı ve oldu… Sağlık olsun, Rızkı veren her daim Allah’tır, sonuçta…

            Yolbulan Grubuna  2. Tokatta    9  Yöneticiyle Geldi.

 Bu özel bir aradan sonra kaldığımız yerden devam edip bitirelim.

 Tabi bu ara da Kardemir zararlar açıklamaya başlamıştı.2020 yılı 1 . Çeyrek finansal sonuçlarına göre Kardemir 161,7 Milyon TL, zarar açıklamıştı. O tarihler de olmayan Covid 19 a atıldı top. Aslında Covid 19 pandemisi gerekçe gösterilerek 2020 yılında yapılacak olan ÇEVRE YATIRIMLARInın da içinde olduğu 100 Milyon TL’nin üstündeki yatırımlar  oy çokluğuyla zaten ötelenmişti.

Derken, 2020 ilk yarı yılı zararları açıklandı. Kardemir 2020 ilk yarı yılı 323,6 TL FAVÖK (Faiz, Amortisman, Vergi Öncesi Kar) ve 267,8 Milyon TL konsolide dönem net ZARARı ile kapattı ki bu rakamların bile makyajlı olduğu söyleniyordu.

Kaldı ki aynı sektördeki ERDEMİR, ve İSDEMİR KAR açıklıyordu.  İşte o dönem Karabük’te, stratejik alımlar da stoklar- hammadde- kömür- cevher alımı cs. Ciddi hatalar yapıldığı, bazı ürünlerin müşterilerden geri döndüğü ve hurdaya gittiği yönünde söylentiler sokaklar da açık açık konuşuluyordu. Ham maddeyi kimler ham yaptı, falan deniliyordu.

Kimse Kardemir’in iş bilmez bir şekilde   adım adım, tıpki içine kurbağa konulan bir suyun yavaş yavaş ısıtılarak kurbağanın farkına bile varmadan, bir tepki göstermeden haşlanması misali, yarınlar da amiyane tabirle “yandım anam” türküsü söylenecek süreçlere gitme ihtimalini doğal olarak istemiyordu.

 Çünkü herkesin gözü önünde yakın zaman önce yaşanan bir Kardemir Karabükspor örneği vardı. Çok milyonlu borçlu hale adım adım getirilmesi, milyon tane şampuan, binlerce soda, tırlarca peynir, binlerce nevresim takımı vs. gibi faturalarla bir şekilde göz göre göre bitirilen/batırılan bir Karabükspor örneği sokaklar da Karabükspor filmi bu kez de Kardemir’de mi sahneleniyor, Kardemir 2. Bir Karabükspor vakası mı olacak, şeklinde konuşuluyordu.

İşte 2020 yarı yılı zararlar açıklanırken ve maalesef 3. Çeyrek için de 400-500 Milyon TL’lik zarar açıklanabileceği öngörülürken, ( bu hafta içi 3 çeyrek rakamları da açıklanacaktır) Başkan Yolbulan bir türlü bu gelişmeleri doğru  okuyamadı ve hala tek başına yönetim zihniyeti devam etti.

 2. Kere yine Güleç Ailesine sormadan , bir konsorsiyum oluşmadan 4tane bağımsızı yönetici ismi SPK’ya gönderildi. Hesap aynıydı SPK isimleri bu kez  kabul edecek ve tek başına yönetim bu kez başlayacaktı. Biz yine dedik ki, bir çok arkadaşımız ve konuya yakın çevrelerinde dediği gibi, bu konu artık devletin izleme alanına girdi. Bu kez 4 bağımsız yönetici değil 11 yönetici birden atanabilir  mevcutlar da tamamen silinebilir, dedik.

Bir parantez açalım ( Bağımsıza önerilen  4 kişiden bir tanesi Eski “Ak Parti Karabük Milletvekilimiz” Sayın Mustafa Ünal’dı. Kendileriyle  ilimizde Milletvekili olarak görev yaptığı zamanlardan beri yakinen görüşürüz. Çok değerli bir isimdir. Kesinlikle Kardemir’e değer katar. Bunu kendisine de söylediğim de açık ve net bir şekilde bu görevi istemediğini bana söyledi. Ben Sayın Ünal’ın samimiyetine çok defa şahit olan biriyim. İstemiyorum diyorsa , yan cebime koy diyen biri asla olmamıştır. Tercihi , takdiri  istememe yolunda olmuştur, özetle. Yoksa Mustafa Ünal   sağolsunlar,  şahsen benim için her daim değerli bir Ağabeydir. Kardemir’e de değer katacak bir isimdi.  2. Olarak Mehmet Mescier… Mevcut TSO Başkanı ve Mescier Grup  aynı sektörde çok değerli hizmetler veren bir firma. Aynı sektörden olması bağımsız üye olmasına bir engel olduğu için olmayacağı belliydi. Yoksa sektöre değer katacak , genç olmasına rağmen sektörün içinden gelen biri olduğu için tecrübeli  bir isim de Mehmet  Mescier olurdu. O da Kardemir’e değer katardı, kuşkusuz.)

            Sonuca geldik, artık. Ve en sonunda 2017’de 4 bağımsız öneren Mustafa Yolbulan’ın 4 bağımsız üyesi de onay görmemişti. 2020 de 4 bağımsız gösteren Başkan Yolbulan 4 bağımsız üyesi yine onay görmediği gibi üstüne üstlük 9 yeni yönetici geldi.

Ve bugün itibarıyla Kardemir Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Alparslan Bayraktar, oldu. Başka ne oldu ?  5 kişilik Yolbulan grubu1 kişi kaldı, tek başıma yöneteceğim diyen tek başına kaldı yani. Tabi  2 kişilik Güleç Grubu da 1 kişi kaldı. Devlet çok ciddi bir ince ayar çekti, yani.

Vallahi  bu saatten sonra diyeceğimiz samimiyetle şudur. Kardemir için en iyisi, en güzeli, Allah’ın izniyle en hayırlısı olmuştur. Gelişmeleri basın olarak elimizden geldiğince takip edeceğiz.

Not: Kardemir  Yeni Yönetimi Karabüklülerin Gönlünde Nasıl Taht Kurar ? Onu da sonraki yazımız da yazacağız inşallah.

Kardemir de bu süreçlere nasıl gelindi ? Kavga nerede başladı ? Okan Küçük Yorumluyor.

Etiketler: » » » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ