logo

Okan Küçük Yorumluyor…Karabük’te iz bırakanlar, iz bırakmayanlar…


facebooktwitter
Okan Küçük

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
okanbatitv@hotmail.com

Daha önce bir yorum haber yaparak, Karabük’te iz bırakanların önemine değinmiştim. Karabük‘ün gelişmesinde ve kalkınmasında emekleri geçmiş, sosyal ve ekonomik anlamda şehrimize can katmış velhasılı Karabük’e tek bir çivi çakmış olan isimleri Karabüklüler hiçbir zaman unutmamalıdır, unutmayacaklardır, demiştim. O haber için burayı tıklayınız.

 Bir konu da yazıyorsam  öncelikle doğru olması, sonra iyi olması sonra da yararlı olması ve teşvik edici olması gibi önceliklerim vardır. Ya hayır söylemenin ya da susmanın efdal olduğunun bilincinde olan bir nesiliz çok şükür.  Yine Karabük’e katkısı olması dileğiyle aşağıdakileri yazıyorum.

 Karabük’ün varlıklı aileleri var. Karabük’ten kazanan, servet sahibi aileler var. Bunlardan biri Güleç Ailesi

 Karabük’ün yaşayan bir hafızası olan, Karabük’ün yoktan varoluşuna diyebileceğimiz süreçlere tanıklık eden Kamil Güleç…

Güleç Ailesi Sanayici kimliklerinin yanısıra bir çok bursundan tutun, ihtiyaç sahiplerine yaptıkları sürekli yardımları biliniyor, bilinmiyor. O işler  bir taraftan sürekli olarak devam ederken malum  Kamil Güleç Kütüphanesi ( yakın zaman önce Türkiye’nin tanıtımında uluslararası İngilizce yayın yapan TRT World de haber olmuştu) yine  Güleç Çocuk Evleri gibi eserleri orta da. Yani Karabük’e eserleriyle  kazınmış bir ailedir Güleç Ailesi…  Kültür ve Turizm Bakanlığından  bazı yetkililerin talebiyle Safranbolu’ya da bir büyük kütüphane için kolları sıvamış durumdalar. Yine  bir fakülte yapmak için de girişim başlattılar. 

   Karabük Belediye Başkanı da olan Rafet Vergili’yi de hatırlatmak lazım. Rahmetli babası adına yaptırdığı Mehmet Vergili Fen Lisesi’nde yüzlerce öğrenci eğitim görüyor…

   Yücel Ailesi’nin yaptırdığı Yücel Huzurevi yıllardır büyüklerimize ev sahipliği yapıyor…

Aile şirketleri Mescier DÇ Yöneticisi olan ve Karabük TSO Başkanı olan Mehmet Mescier‘in adına Karabük Mehmet Mescier Özel Eğitim Uygulama Okulu III. Kademe var. Tabi Karabüklüler Sabri Mescier adına da bir kalıcı eser bekliyorlar.

 Şimdi bu eserler yapıldığından beri duruyor. Karabük’e kazınmış bu eserleri yapan hayırsever ailelerden Allah razı olsun…

        Bu isimler kazınmaz bir şekilde zaten eserleri vesilesiyle Karabük tarihine yazıldıkları gibi Karabük’ün ve Karabüklünün hafızasında, ruhunda, gönlünde her daim yaşayacak ve hatırlanacaklardır, hatırlanmalılar da zaten.

  Peki sıra kimde sizce ? 

Mesela yine Karabük’te servet kazanmış ailelerden biri  Kaptan DÇ sahipleri Çebi Ailesi.  

Yıllar önceki Kardemir Karabükspor yönetiminin yaptığı Çamlıktaki idman sahasına o dönem K. Karabükspor’a  destek veren Yaşar Kaptan Çebi’nin adı verilmişti. Hatta sonradan saygısızca kaldırılmıştı ismi de sonradan tekrar konulmuştu.

 Yıllardır fiili olarak Karabük’ten çekilen  Yaşar Kaptan Çebi’nin kurduğu Kaptan DÇ.’nin büyüklüğünü anlatmaya gerek yok. Ahmet Nur  Çebi  ve Tayfun Çebi ailenin evlatları… Bugün Beşiktaş’ında  Başkanı, Süper Lig’de yer alan kulüplerin oluşturduğu Kulüpler Birliği Vakfı’nında  başkanı  olan Ahmet Nur Çebi.  Tabi büyüyen kol bizden olsun, gurur duyuyoruz. Karabük’te yetişen, Karabük’te büyüyen, Karabük’te Kaptan DÇ’yi kuran iki kardeş ve  babaları Yaşar Kaptan Çebi’nin kurduğu  koca Kaptan DÇ.

  Başka yerlerde  kalıcı eserlere imza attıklarını biliyoruz. Mutlaka bir çok hayır işleri de yapıyorlardır, ama bizim konumuz Karabük’te kalıcı bir eser bırakmaları … Yıllar önce yaptığımız yorum programında da ifade etmiştik. Bugün Kaptan DÇ. İstasyonun göbeğinde 4 dönümlük bir alanda yıllardır tamamen atıl durumda. Orayı Kaptan Ailesi Karabük’ün yararlanacağı her daim Kaptan ailesine hayır duası edecekleri örneğin bir devlet hastanesi…  Yaşar Kaptan Çebi Devlet Hastanesi mesela yapamazlar mı?  Neden olmasın değil mi ? Karabük’ten kazandıklarını, Karabük’e bir kalıcı yatırımla kazandıramazlar mı ? Maddi olarak her türlü güçleri ve imkanları var… Biz Karabüklüler adına istemiş olalım. İnşallah bu yazımızı okuduklarında neden olmasın derler ve bir hayıra vesile olmuş oluruz…

   Yolbulan Ailesi…

Kayseri’den 15-16 yaşlarında Karabük’e gelen ve  babasının açtığı bakkal dükkanında ticarete başlayan Rahmetli Mutullah Yolbulan, tüm servetini , Karabük’ten kazandı. Vefat edene kadar Karabük’te ikamet etti. Sıfır geldi, Sanayi’de önemli bir aktör oldu. Yıllarca Karabük’te de denge unsuruydu. Allah rahmet eylesin, 2018’de vefat etti…

   Sağlığında adını yaşatacak tek bir esere imza atmadı, maalesef. Mutlaka hayır işleri yapmıştır. Biz kalıcı bir eserden söz ediyoruz… Ama geride evlatları var. Bugün o görev onlara düşmez mi ? Karabük’te Mutullah Yolbulan yaşadı mı, yaşamadı mı? Karabük’te sıfırdan etkin bir sanayici oldu mu, olmadı mı ? Servetinin tamamını Karabük’ten kazanmadı mı ?

 Peki Rahmetli Mutullah Amca’nın adını, anısını yaşatacak tek bir eser var mı Karabük’te ? Maalesef yok ! Hadi diyelim ki kendisinin ömrü vefa etmedi. Son dönemlerinde zaten ciddi rahatsızlıkları, sağlık problemleri vardı… Oğulları mesela Mustafa Yolbulan, babasının adını Karabük’te bir okul, cami vb. bir eserle ölümsüzleştirme konusuna nasıl bakar acaba ? Neden olmasın değil mi ? Bu hem Karabük’e bir vefa borcunun ödenmesi olur hem de Mutullah Yolbulan ismi kalıcı bir eserle yaşatılmış olur.  İmkan ve olanakları var, biz önermiş olalım eğer olursa bir hayıra vesile olmuş oluruz.

Sonuç olarak bugün  Karabük’ün yaşayan hafızası olan Kamil Güleç’in Güleç Çocuk Evleri, Kamil Güleç Kütüphanesi gibi Karabük durdukça yaşayacak eserleri,  ve bunların üzerine eklenecek olan eserleri…

Yine Rafet Vergili’nin Mehmet Vergili Fen Lisesi… Kaldı ki Rafet Vergili Karabük’te siyasi fenomen olmuş bir isim. Kendisinin sağlığında bir yere veya bir esere isminin verilmemesini istediğini biliyoruz. Kaldı ki Allah geçinden versin vefat olursa sonrasında ailesinin Rafet Vergili ismini  kalıcı bir eserde yaşatacağına inanıyorum. Ha,  parayla – sırayla değil ölüm. Ben önden gidersem,  bizden sonraki nesiller görecektir, diye düşünüyorum.

  Yücel Huzurevi bakın yıllardır yaşıyor ve yaşayacak…

Karabük Mehmet Mescier Özel Eğitim Uygulama Okulu III. Kademe yaşıyor, yaşayacak…

 Yani,  Karabük’te Yaşar Kaptan Çebi ölümsüzleştirilmeli. Karabük’te büyüyen, yetişen, bugün spor camiasında da etkin bir isim olan Ahmet Nur Çebi’ye bu bir görev olarak bir vefa borcu olarak düşmüyor mu ?

 Karabük’te Mutullah Yolbulan ismi ölümsüzleştirilmeli. Yıllarca Kardemir’e Yönetim Kurulu Başkanlığı yapan, tüm servetini Karabük’ten kazanan rahmetli Mutullah Yolbulan’ın bir hayratı, bir çeşmesi bile olmaması yadırganacak bir durum değil mi ? Bura da görev, bir vefa borcu  Mustafa Yolbulan’a düşmüyor mu?

    Kimse kızmasın derdimiz üzüm yemek. Şahsi olarak değil, Karabük kamuoyu olarak… Onun için yani ateşlemek için birkaç cümle ile iğneleyeyim. Karabük’te kazandığını, Karabük’e yatıranları, ailesiyle, servetiyle , mezarıyla Karabük’te olanları da görüyor Karabük… Karabük’ten kazanıp, Karabük’e zaten girmedikleri gibi, Karabük’te kalıcı eserleri olmayanları da…

        Ben kalıcı eserlerle Karabük’te isimlerin ölümsüzleştirilmesi adına bu yazıyı yazıyorum. Bugüne kadar olmayan , bugünden sonra da olmayacaksa, yapılmayacaksa, diyebilecek bir şey yok.

Ama şunu söyleyebilirim ki, bugün Karabük’te Kamil Güleç, Mehmet Vergili, Mehmet Mescier ve Yücel Ailesinin ismi yaşıyor ve hep yaşayacak.  Yaşar Kaptan Çebi ve Mutullah Yolbulan’ın ismi  Karabük’te yaşamasın, zaten bir nesil sonraki kuşaklar isimlerini bile duymazlar ,tanımazlar Karabüklüler tanımasa da olur, bizim Karabük’e bir vefa borcumuzda yoktur diye düşünülüyorsa kimsenin bir diyeceği olamaz, sanırım. Takdir ilgili ailelerindir. Karabük o aileler gelmese de görmese de “ orda bir köy var uzakta, o köy bizim köyümüzdür…”şiirinde olduğu gibi vardır, buradadır ve  kalıcı eserleri beklemektedir.

Not:  Karabük’e kalıcı eserler bırakan aileleri karalamak, yaftalamak lekelemek için uğraşanlar olsa da, Karabük’e eserleriyle kazınan bu ailelerin hiç umurunda olmayacağı gibi,  ilgili ailelerin Karabük’e yönelik hizmetlerinin tam gaz devam edeceğine inanıyoruz.

Okan Küçük Yorumluyor… Karabük’te iz bırakanlar, iz bırakmayanlar…

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Safranbolu’ya Fen Lisesi Açılıyor. Karabük’e de SBL, İstiyoruz.

    15 Nisan 2021 Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Geçtiğimiz hafta iki ayrı yazı yazıp, Karabük’e Sosyal Bilimler Lisesi, Safranbolu’ya da Fen Lisesi’nin açılması gerektiğinden bahsetmiştik. Yazılarımızda Karabük’ün  akademik başarı anlamında zaten hep üst sıralar da olduğundan, öğrencilerin Türkiye dereceleri yaptıklarını vurgulayıp, hem nüfus hem sosyo ekonomik bakımdan Karabük’ten geri durumdaki illerin çoğunda SBL olduğunu, Şırnak’tan Ardahan’a, Hakkari’den Iğdır’a, Bolu’dan, Düzce Akçakoca’ya kadar açılan Sosyal Bilimler Lisesi’nin Türkiye’de eğitimde ilk 10’da olan Karabük’te de açılmas...
  • Mustafa Şahin… Gurbet Anlayışına İsyan

    14 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Tam 266 kuş türüne ev sahipliği yapan, Bir doğa harikası, Balıkesir'in Bandırma ilçesinde yer alan Kuşcenneti Milli Parkı, diğer adıyla Manyas Kuşcenneti… Adı gibi ülkemizin cennet köşelerinden bir köşe. Kuşcenneti Milli Parkı, 1 Nisan 1938 tarihinde Curt Kosswig ve eşi Leonore tarafından keşfedilmiş. Kosswing buraya Kuşcenneti adını vermiş. Kuşcenneti Milli Parkı’nda, milli parkta bulunan canlı türlerinin tanıtım vitrininin yer aldığı bir müze bulunmaktadır. Müzenin hemen girişinde Curt Kosswig ve eşi Leonore’nin f...
  • Okan Küçük Yorumluyor…“3 Nisan Türkiye Sanayi Günü Olmalı”

    12 Nisan 2021 Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

     BRTV Sahibi Mehmet Çetinkaya’nın 3 Nisan Türkiye’de ağır sanayinin temellerinin atılmasıdır temel tespitiyle birlikte Türkiye’de 3 Nisan Sanayi Günü olarak kutlanmalıdır, önerisinin Karabük/ Türkiye için çok yerinde olduğunu ve aslında  bugüne kadar   neden akıllara gelmediğini ilginç bulmuştuk.     3 Nisan’ın Türkiye’de demir çeliğin ve sanayinin temellerinin atıldığı gün olarak yerli ve milli bir tarih olduğunu belirtip,  3 Nisan gününü Türkiye Sanayi Günü olarak kutlamanın sadece Karabük...
  • Mustafa Şahin…Karabük’te Bilinmeyenler-2

    08 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Bayrak şairi ve Safranbolu “Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü, “ mısralarıyla başlayan Bayrak şiiriyle hafızalara kazınan, Bayrak şairi olarak anılan, Biz, kısık sesleriz... Minareleri, Sen, ezansız bırakma, Allah'ım! ……. Müslümanlıkla yoğrulan yurdu, Müslümansız bırakma, Allah'ım! adlı Dua şiiriyle gönüllerde taht kuran, “Yeryüzünde, riya, inkâr, hıyanet  Altın devrini yaşıyor...  Diller, sayfalar, satırlar  ‘Ebu Leheb öldü’ diyorlar: ...