logo

Okan Küçük Yorumluyor…Öncelikler… Yol mu, Fabrika mı ?


facebooktwitter
Okan Küçük

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
okanbatitv@hotmail.com

Şehir merkezi toplu taşıma hariç özel araçlara kapalı hale getirilse Karabük merkez trafiği rahatlar mı size göre ? Bu yazım  ‘Şu okullar olmasaydı, ben bu eğitimi ne güzel idare ederdim’ tarihi sözüne atıf değildir, belirteyim…

Karabük’ün bazı sorunları var… Örneğin trafik sorunu bunlardan biri olarak son yıllarda iyice ön plana çıktı. Karabük’ün şehir merkezi 2-3 caddelik bir alandan oluşuyor. İstasyon Caddesinden Kayabaşı Köprüsü yürüme 15 dakika… Aslında hepsi bu kadar bir Karabük merkezi var…

    Epi topu 2-3 caddeden oluşan Karabük merkezinde bunca araç trafiği, bunca trafik keşmekeşi nasıl oluşuyor ?  Avrupa’nın bir çok kentinde şehir merkezine motorlu taşıtlar  giremiyor artık. Bir çok Avrupa şehrine kent merkezlerinden 10 km kadar uzakta toplu otoparklar var . Şehir merkezine girecek olan vatandaşlar arabalarını 10 km ötedeki toplu araç park alanlarına bırakıyor ve şehir merkezine  banliyö tarzı toplu taşıma ile gidebiliyorlar. Bir çoğu da zaten bisiklet kullanıyor…

   Avrupa’da motorlu taşıtların insan ve çevre sağlığına olumsuz etkileri  çok iyi anlaşılmış ki, insanlar şehir merkezlerinde yürüyorlar, bisiklete biniyorlar. Karabük’te ise Türkiye’de bir çok şehirde olduğu gibi araba hala bir statü göstergesi olarak kabul ediliyor. Recaizade Mahmud Ekrem’in 1898 yılında yazdığı ‘Araba Sevdası’ romanının farklı bir örneği aslında…  Ta o zaman, Osmanlı’nın çözülüşünün toplumsal arka planını realist bir şekilde anlatan, bir bakıma Türk aydının batılılaşma hareketi ve  değişmeye başlayan kültürel kodlarının kritiğini görebildiğiniz o eserin farklı versiyonu yaşanıyor Karabük’te…

Artık bu araba sevdası öyle bir hale gelmiş ki, istasyondan diyelim ki Ankara Caddesine gidecek vatandaş,  istasyondaki işyeri önündeki arabasına binip, Ankara caddesine öyle gidiyor. Taş çatlasa 10 dakikalık yolu yürümüyor…  Ondan sonra her taraf araç, 2 caddelik yer de  trafik keşmekeşi… Park zaten ayrı bir sorun…

Türkiye’de de genel olarak durum bu.  Neden ? Çünkü  arabaların üzerinden geçeceği yeni yollara ihtiyaç var !

Ve sonra  Karabük’ün milyonları, Türkiye’nin milyarları bu yollara harcanıyor…

  Bakınız Kastamonu Kavşağının yapım maliyeti tam 55 Milyon TL. Eski para ile 55 trilyon lira…

  Öbür taraftan Kirkille Kavşağı eski para ile 8,5 trilyon lira…

 Aşağı Dana Kavşağı eski para ile7 trilyon lira…

Yukarı Çiftlik Kavşağı eski para ile 5,5 trilyon lira…

Tabi bu kadar araba sevdası toplumsal bir ihtiyaç oluşturuyor. Yollar medeniyet ölçüsü sayıldığından o ihtiyaç  milyonlara, milyarlara maloluyor… Ya şimdi tabi ki 2021 de çamurlu yol olmaz, delik deşik yol olmaz. Benim anlatmaya çalıştığım bırakın çamurlu , tozlu, topraklı yollar olsun değil… Benim anlatmaya çalıştığım aslında yüzyıllara dayanan batılılaşma hareketinin yansımalarının sürekli milli servetten milyarlar harcatması mecburiyeti. İşte onun için diyorum öncelikleri iyi belirlemek lazım diye. Karabük’ün önceliği, nedir ? Ekonomik olarak büyümenin temelinde üretim yok mu ? Üretim; iş-aş ve ekonomik kalkınmanın en önemli etkeni  değil mi ?

Şimdi Karabük’te araba sevdası dediğimiz sürecin( içinde batılılaşma- toplumsal genetiğin değişmesi gibi kavramları kastediyoruz) gelip Karabük’e dayattığı nedir ? Karabük’te, Kardemir Kavşağı hala neden yapılmadı, ne zaman başlayacak sorusudur. Kardemir Kavşağı’nın içinde bulunduğumuz Nisan ayında başlayacağı söyleniyor bu arada.

 Kardemir Kavşağı… O da 64 Milyoncuk… Eski para ile 64 trilyon lira…

Bu yukarıdakilere Kardemir Kavşağını da katarsak son 2 yıl da Ulaştırma Bakanlığının Karabük’te yola ödediği ve ödeyeceği para toplam da 140 Milyon tl, Eski para ile 140 trilyon lira… Tabi Ovacık- Eflani yoluna ve bazı başka yerlere de yeni projeler var yol yapımıyla ilgili.

Ne bunlar, yol… Arabaların üzerinden gelip geçeceği yola dökülen milli servet değil mi ? Ne fabrika, ne iş, ne aş, ne üretim… Varsa yoksa yol…  Şimdi burada şunun tespitini de yapalım. Vatandaş yol isterse, vatandaş trafik sorunundan bıktık derse, vatandaş bu kavşaklar ne zaman yapılacak derse, yöneticiler de o yönde çalışma yaparlar. Bir nevi arz –talep meselesi.

 İşte bu kapsamda Ak Parti Karabük Milletvekilleri Sayın Cumhur Ünal ile Sayın Niyazi Güneş’i cidden tebrik ediyoruz. 2 yıl da sadece yol ve kavşak çalışması alanında 140 Milyon tl’yi Karabük’e kazandırmak kolay iş değil gerçekten. Onların çalışmalarından ötürü kendilerine teşekkür ediyoruz, orası ayrı konu…

Bizim anlatmaya çalıştığımız, toplumsal anlamda başlıkta belirttiğimiz konu. Öncelikler…

 Karabük’ün de önceliği nedir, ne olmalıdır ?  2-3 caddelik Karabük merkezinde neden araç trafiği zaman zaman arapsaçına dönüyor. Bunun akılcı ve gerçek çözümü 2 tane daha yol açmak mıdır gerçekten ?

 Yani 2 yol daha açılırsa daha çok araba şehir merkezine dolarsa Karabük’ün sorunu çözülecek midir ? Çözüm yeni yollar ve üzerinden geçecek yeni arabalar mıdır ?

Bakınız yine teşekkür ediyoruz, Sayın Ünal ile Sayın Güneş’in yoğun çalışmaları sonucunda Eskipazar’a kurulacak olan OSB, ete kemiğe bürünmek üzere.  Eski para ile 27 trilyon 480 milyar tl ödendi. Kamulaştırma çalışmaları da tam gaz devam ediyor… İkinci bir üretim merkezi olacak orası ileri de  Karabük’te. Üretim olacak, iş-aş olacak, katma değer olacak. Benim anlatmaya çalıştığım bu aslında. 10 tane Kardemir Kavşağı yapılacağına 2 tane OSB yapılsın. Milli servet yollara saçılacağına ‘araba sevdası’na, yollara harcanacağına, Eskipazar Metal ve Metal Ürünleri OSB… Yenice Orman Ürünleri OSB, Eflani Hayvancılık OSB vs. vs.. yapılsın. Kaynaklar  üretime, sanayiye, istihdama daha çok ayrılsın.  Karabük’te ekonomi de, istihdam da artsın, büyüsün…Öncelikler, talepler bu yönde olsun ki, yöneticiler de bu yönde çalışmalara ağırlık versin…

Karabüklü hemşehrilerim de Batının üretip sattığı arabayı statü göstergesi sayma görgüsüzlüğünden vazgeçsin artık. Avrupa’ya özeniyorsanız, Avrupanın bugün yaptığını yapın. Şehir merkezine toplu taşımacılık hariç  özel araçları almayın. Yürüsün biraz insanlar, bisiklete binsin.( kendime not bu yaz bisiklet alacağım) Çevreyi ve doğayı korusun. (tabi şehir merkezine yakın bir alanda ücretsiz otopark alanlarının yapılması lazım önce)

Yol mu, fabrika mı dedik başlıkta, bizim tercihimiz tabi ki fabrikadır, OSB’dir, üretimdir, istihdamdır. Yol  meraklılarını da kırmayalım diyecek olursak o zaman da bizim tercihimiz, Fabrika’ya giden ya da fabrikanın önünden geçen yoldur…

Okan Küçük Yorumluyor…Öncelikler… Yol mu, Fabrika mı ?

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şule Ertürk Anıklı…Muaf değil…

    14 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Bugün düştüğümüz tarih, insanlığın kendine zulmü diye okunacak! Okundukça kanayacak. Sağım cennet, solum cehennem, Ortası ikisinin arası, Büyük şamdan altında, yün halı üstünde soluk bir oh’mu, Zulmün postallarının ezdiği gözyaşlarının ahı mı? Susarsa hakları elinde olanlar, Mazlumun ahı yakar kalbimizden fazlasını. Milleti, dini, dili ne fark eder? İnsanca yaşamak her çocuğun hakkı. Yetişkinlerin merhametsiz dünyasında, Ölen masumlar, ne kadar çoktular. Korkma çocuk, gideceğin yere onlar varamayacak. Sen...
  • Kamil Güleç’e itibar suikasti…

    08 Mayıs 2021 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Karabük'ün yaşayan bir değeri olan, hem sanayici hem de hayırsever kimliğiyle, ticarette olduğu gibi hayır işlerinde de Karabük'te önemli isimlerden olan Kamil Güleç'e zaman zaman haksız, yersiz, manasız, maksatlı , yer yer hakarete varan eleştiri boyutunu aşan yıpratma faaliyetleri yapıldığını gördüğümüz için aşağıdaki yazıyı yazıyoruz. Yıl 1994.. KARDEMİR’in zarar ettiği, özelleştirilemediği taktirde kapatılması gerektiği kararı, Karabük’te şok etkisi yaratırken, Kamil Güleç çözüm arayışına girmişti. KARDEMİR’i esnafıyla, işçisiyle, ...
  • Mustafa Şahin…Yüreğime Dokunuşun

    29 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Herkesin sevdiği, saydığı değer verdiği bir eğitimci dostla geçmişe dair sohbet ediyoruz. Duygu yüklü konuşmasında dostum; “Göl yok, çam yok, yeşillik yok. Ağaçlık bir saha içinde beyaz, büyük bir bina… Gölköy’deki eski Ziraat Mektebi ile Şeyh Ziya Efendi’nin konağı o zamanlar kısaca “Şeyhoğlu Konağı…”  Yani Kastamonu Göl Köy Eğitim Enstitüsü… Benim bu okulla tanışmam yetmişli yıllarda oldu. Çocukluk denen cennetten, ergenliğe adım attığım, gamsız çocukluk günlerimi geride bıraktığım, Okul hayatı ile hayat okulu arasında...
  • Safranbolu’ya Fen Lisesi Açılıyor. Karabük’e de SBL, İstiyoruz.

    15 Nisan 2021 Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Geçtiğimiz hafta iki ayrı yazı yazıp, Karabük’e Sosyal Bilimler Lisesi, Safranbolu’ya da Fen Lisesi’nin açılması gerektiğinden bahsetmiştik. Yazılarımızda Karabük’ün  akademik başarı anlamında zaten hep üst sıralar da olduğundan, öğrencilerin Türkiye dereceleri yaptıklarını vurgulayıp, hem nüfus hem sosyo ekonomik bakımdan Karabük’ten geri durumdaki illerin çoğunda SBL olduğunu, Şırnak’tan Ardahan’a, Hakkari’den Iğdır’a, Bolu’dan, Düzce Akçakoca’ya kadar açılan Sosyal Bilimler Lisesi’nin Türkiye’de eğitimde ilk 10’da olan Karabük’te de açılmas...