Hoşgeldiniz  

Okan Küçük Yorumluyor…TANKUT,  BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ. BİZİ DE DAVET ETTİ.YEREL BASININ TAMAMINI ÇAĞIRMASI DAHA ANLAMLI OLURDU.GÜNDEMDEKİ  SORULAR TEK TEK SORULDU. BASININ DOSTU YİNE BASINDIR. 20.12.2017

Okan KÜÇÜK (Yazarın tüm yazıları için tıklayınız) | 20 Aralık 2017 | Genel A- A+

 

                                                               

                  TANKUT’UN SÖYLEYECEKLERİ VARSA , BASIN TOPLANTISI DÜZENLESİN,DEMİŞTİK.

                                                                 

            Karabük’ün sıcak gündemi bir süredir KARDEMİR KARABÜKSPOR. Ve bu gündem daha uzun yıllarca hep sıcak olarak kalacaktır.

            Çünkü orta da  191 Milyon TL olarak açıklanan devasa bir borç var. Ve Karabüklüler bu borç nasıl yapılmış bilmek istiyorlar. Paralar nerelere , nasıl harcanmış öğrenmek istiyorlar doğal olarak…

             Gelelim meselenin diğer tarafına Karabükspor’un Genel Kuruluna bile katılmamış bir Eski Başkan  var. Ve 191 Milyon borçdan BAŞKAN olarak  ve doğal olarak sorumlu tutuluyor.

             Eğer kamuoyunun bilmediği başka şeyler var ise çıkıp bir basın toplantısı yapsın ve BÜTÜN BASINI da davet etsin. Açıklamasını yapsın basın mensupları da sormak istedikleri soruları sorsunlar, diye 2-3 eleştirel yazı yazmıştık.

             Eğer bir açıklama yapılmayacaksa Eski Başkan Sayın Ferudun Tankut, bu suçlamaları kabul ediyor demektir. Zaten ibra edilmedi yani aklanmadı. Sükut ikrardan gelir derler, öyle değilse yerel basının tamamının katılacağı bir basın toplantısı düzenlesin, demiştik.

 Buraya kadar olanını anlamayan yoktur herhalde değil mi ?

  TANKUT,  BASIN TOPLANTISI DÜZENLEDİ. BİZİ DE DAVET ETTİ…

                                   

              Köşe yazılarımızı ve haber sitemizi takip edenler biliyorlar ki, bu süreçte biz  Eski Başkan Tankut’a yönelik bir çok eleştiri dile getirdik. Ve bunun karşılığında da eğer söyleyeceği bir şey var ise çıkıp basın toplantısı yapsın, dedik.

           Sonuçta herkesin cevap hakkı vardır. Ve bu basın açısından geçerli olduğu gibi insani açıdan da geçerlidir.  Yani 40 Bin kişinin katili Apo’yu bile  getirdikten sonra hukukun karşısına çıkardılar. Çıkarılması hukuki açıdan gerekli idi. Çünkü savunma hakkı da kutsal bir haktır, değil mi ?

             Sonuç olarak, bir kişiyi çeşitli gerekçelerle itham ediyorsanız, o kişinin cevap hakkına da saygı duymak mecburiyetinde olursunuz. Ben de şahsım olarak bir çok eleştiri getirdiğim Eski Başkan’a çıkıp bir basın toplantısı yapın, söyleyeceğiniz varsa söyleyin diye köşe yazısı  yazdım.

             İşte aradan bir iki gün geçti  ve önceki gün Eski Başkan Tankut, bir basın toplantısı düzenledi. Kendine göre açıklamasını yaptı. Buraya kadarını da anlamayan yoktur herhalde değil mi ?

                YEREL BASININ TAMAMINI ÇAĞIRMASI DAHA ANLAMLI OLURDU

        Bu basın açıklamasından 1 gün önce Eski Başkan Tankut, beni cepten arayarak basın toplantısı  yapacağını  söyleyerek  davet etti.

             Beni daha sonra bir kişi aradı, seni daha önce yazdığın çıkıp bir basın açıklaması yapsın, varsa söyleyecekleri söylesin diye 2-3 yazı yazdığın için  davet etti, şeklinde bir açıklama yaptı.

            Ben sadece bir açıklama olmayacak değil mi , soru – cevap olacak değil mi ,dedim. İstediğin soruyu sor, açıklamanın ardından soru cevap  olacak dedi.

            Ben de o zaman tabi ki memnuniyetle katılacağımı söyledim ve gidip katıldım. Tabi oraya gittiğimde gördüm ki, ulusal ajans temsilcileri  davet edilmiş. Yani Anadolu Ajans ( AA) Karabük Temsilcisi, Doğan Haber Ajansı ( DHA) Karabük Temsilcisi  ve İhlas Haber Ajansı (İHA) Karabük Temsilcisi  davet edilmiş.

                  İHA Temsilcisi olan arkadaşımız Sayın  Yasin Erdem, İstanbul’da olduğu için katılmadı zaten.  Ajanslardan başka BRTV vardı ve  yazdığım basın toplantısı yapsın yazılarından mütevellit beni de çağırdılar.

             Yani neden bütün yerel basın davet edilmemiş onu bilme şansım yok. Ayrıca herkesin katılması tabi ki daha uygun ve daha güzel olurdu zaten.

            Buraya kadarını da ve benim nasıl katıldığım da anlaşıldı sanıyorum…

          BASIN AÇIKLAMASI ARDINDAN GÜNDEMDEKİ  SORULAR DA TEK TEK SORULDU.

             Basın açıklamasında bambaşka bir borç tablosu açıkladı Sayın Tankut ve başka bazı iddiaları dile getirdi.

              Açıklamanın bitmesinin ardından orada bulunan basın mensupları sorularını sordular.Mesela siz başka bir açıklıyorsunuz fakat, katılmadığınız Genel Kurulda  191 Milyon TL borç açıklandı. Buna ne diyeceksiniz. Bu paralar nerelere harcandı, bu borç nasıl oluştu diye soruldu.

                 Bazı futbolcuların  300 bin lira aldıkları fakat  sözleşmeye 1 milyon lira yazıldığı iddialarına ne diyeceksiniz ,denildi

               Futbolcu transferinde harcadığımız parayla Süper Lig’de 16. sıradayız ama menajerlere ödenen parada 2. sıradayız. Lisansı olmayan menajerle çalışıldığı, büyük paralar verildiği iddiasına ne diyeceksiniz, diye soruldu.

              Karabükspor’da sizin döneminizde abone olunan ve her ay para verilen bir basın kuruluşu var mı ? Bu yöndeki iddiaya ne diyeceksiniz, denildi.

             Ankara’da şahsınıza ait bir yerin ofis olarak Kardemir Karabükspor’a kiralandığı iddiaları var  ne söyleyeceksiniz , diye soruldu. 

Yine kendi Tankut’un açıklaması içinden 53 Milyonluk temlik konusu soruldu vs.

            Yani ana konu borç soruldu, lisanssız menajer soruldu, futbolcuların aldığı para başka sözleşme başka mı sorusu soruldu, Karabük’te bir basın kuruluşuna  her ay  para verilip verilmediği soruldu , 53 Milyonluk temlik , şahsına ait yeri kulübe kiraladığı soruldu…

 Sanıyorum burası da anlaşılmıştır…

 Şimdi neden böyle, tek tek, tane tane yazdığımızı aşağıda anlatayım… 

                    GAZETECİLER GAZETECİLERE NEDEN YÜKLENİR? BU YÜKLENMEDEN NE FAYDA UMARLAR ? HEPİMİZ AYNI GEMİ DE DEĞİL MİYİZ ?

             Ve bana  göre söyleyecek sözü olanın,  herkesin karşısına çıkıp söylemesi gerekirdi. Bu konuda doğrusu bu olurdu… Böylece kimse ayrılmamış olurdu.

            Tabi ki bu basın toplantısına diğer  bazı meslekdaşlarımızın çağrılmamış olması  doğal olarak bir reaksiyon oluşturdu.

            İnsan mantığı, psikolojisi açısından gayet normaldir. Böyle bir basın toplantısına ben de çağırılmamış olsam bende etkilenir bir tepki gösterirdim. Fakat, tepkimin tamamını basın toplantısını düzenleyen Eski Başkan Sayın TANKUT’a yöneltirdim.

            Davet edildikleri   ve soru soracakları bir basın toplantısına çağrılı olarak katılan basın mensuplarının bir günahı  yok sonuçta.

            Yine oraya katılıpta, havadan sudan sohbet edilmiş değil, direkt olarak basın toplantısı yapıldı, sorular soruldu ve basın toplantısının ardından da çay bile içilmeden herkes oradan ayrıldı.

            Yani, sorulan sorular Karabük’te konuşulan iddialar, bu da açık değil mi ? Yani o zaman tepkiyi kendilerini davet etmeyen ve bence bu konuda yanlış bir karar veren Sayın Tankut’a yöneltmek en doğrusu olur, diye düşünüyorum.

    BEYEFENDİ KİŞİLİĞİYLE TANIDIĞIMIZ KGC BAŞKANI METİN ABİMİZİN SÖYLEDİKLERİNE GERÇEKTEN ÜZÜLDÜM.

                         Basın toplantısı en baştan anlattığım şekilde gelişti ve ben de oraya katıldım. Karabük’te her daim Beyefendi kişiliğiyle tanıdığımız, nezaketiyle tanıdığımız  ve gerçektende saygı duyduğum ,sevdiğim bir abimiz olan, aynı zamanda Karabük Gazeteciler Cemiyeti Başkanı olan Sayın Metin Kaya Abimizin,  “Kendine göre bir iki basın kuruluşunu çağırıp açıklama yapmış”  “Çünkü o yürekten Karabükspor sevdalısı olan,kulübün bir kuruşunu almayan basın mensupları kendisine bir takım sorular soracak olmasından korkmuştur büyük ihtimal.Akıl hocaları biz varız başkalarına gerek yok seni sıkıştırırlar falan mı demiştir acaba.”

                 Şeklinde bir  paylaşımı beni bir gazeteci olarak ve biliyorum ki Metin Abi de beni sever, üzdü, üzüldüm…

             Kardemir Karabükspor’dan bugüne kadar tek bir kuruş para almadığımı, veya hediye vb. almadığımı veya Eski Başkan Sayın Tankut ile bugüne kadar toplamda en fazla 1 ya da 2 kez karşı karşıya geldiğimi, haricen hiçbir   şekilde karşılaşmadığımı  Metin Abi, biliyordur.

                   Zaten tesadüf o ki, bu yazıyı yazmadan Metin Abiyle karşılaştım. Abi paylaşımda bize yazmışsın dedim de, Okan, vallahi senin gittiğini bile bilmiyordum” dedi.

                Tabi yine söylüyorum Sayın Tankut, Karabük Basının tamamını çağırmalıydı. Böyle olunca seçmece gibi bir algı oluştu. Diğer gazeteciler de doğal olarak bundan rahatsız oldular…

             Fakat, yine söylüyorum yukarıda anlattığım gibi gündemdeki sorular soruldu. Metin Abi, Sayın Tankut’a neden basının tamamını çağırmıyorsun demesinde  kesinlikle haklıdır, fakat meslekdaşlarına yüklenmese de iyi olmaz mıydı ?

                                      BASININ DOSTU YİNE BASINDIR.

                      Özetle şunu ekleyerek bitireyim. Biz gazeteciler neden ise pek sevilen bir meslek gurubu değiliz. Yani,  lafa gelince herkes saygı değer basın, sevgili basın, değerli basın falan der…

                 Lafa gelince hayranımız, sevenimiz çok tabi de. İcraatta, gerçekte pek sevilen bir kurum değil gibi basın…

                 Sosyal medya paylaşımlarına bile bakın, canı sıkılan basına sallıyor. Yetkili durumdaki, yönetici durumdaki ve ya onların  yönetimlerinde bulunan yahut üyeliklerinde bulunan, meclis üyeleri olan, vs. vs. bazı kişileri kastediyorum.

                   Bakın bunların bazılarının paylaşımlarına, Karabük’te bir sorunu dile getirip sanki kendileri çözüm makamında değillermiş gibi Basın, neden yazmıyor, basın neden çizmiyor diyerek suçu Basına atıyorlar.

            Böyle onlarca sosyal medya paylaşımını siz de görüyorsunuzdur. Ayrıca yine bunlar suçladıkları, yaftaladıkları basın dediklerine işleri  düştüğünde canım basın, değerli basın, saygıdeğer basın derler de başka bir şey demezler.

                  Yine bunların çoğu Karabük’te kaç tane yerel gazete var, say desen emin olun sayamazlar. Hangi gazete, hangi tv hangi haberi yapmış , ne kadar yapmış  bilgileri de yoktur ama yani takip bile etmedikleri yerel gazeteleri suçlarlar…

             Çünkü bunlar için basın, “Basın müsveddeleri” tabirinden ibarettir aslında. Yani,  uzun sözün kısası basın, zaten işine gelmeyen herkesin saldırısı altında bir mücadele ediyor iken, bizim birbirimize daha çok sahip çıkmamız gerekir.

              Birbirimizi daha çok sevmemiz, birbirimize  daha çok saygı duymamız gerekir. Gerçekten söylüyorum aslında basın olarak bizim, birbirimize sahip çıkmaktan başka çok şansımız yok.

Bize , bizden başka gerçek dost yok, vesselam…

Not: Bu yazı 20 Aralık 2017 Tarihli Karabük FARKLI Gazetedeki köşemizde yayımlanmıştır.

 

EN SON HABERLER

KARABÜK AJANS 78 internet haber sitesi ‘Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. karabukajans78.com İhlas Haber Ajansı (İHA) resmi abonesidir.Karabük Ajans 78 Haber Sitesi. Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle