logo

Okan Küçük Yorumluyor…


facebooktwitter
Okan Küçük

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
okanbatitv@hotmail.com

Acısıyla tatlısıyla bir yılı geride bıraktık, 2020 yılına eriştik çok şükür. Öncelikle yeni yılın 2020 yılının dünyada barış, sağlık ve huzurun hakim olduğu, mazlum coğrafyalardaki kardeşlerimizin üzerinden zulümlerin kalktığı bir yıl olmasını, herkese sağlık, mutluluk ve huzur getirmesini, birlik ve beraberlik içinde daha hayırlı ve güzel yıllara birlikte ulaşmayı Rabbimizin nasip etmesini dilerim.

3 YIL GEÇTİ HALA AÇILMIŞ TEK BİR DAVA YOK.

Tabi Karabük için bakıldığında özellikle adı KARDEMİR Karabükspor olan kulübümüz adına bakıldığında malesef kötü gidişat tam gaz devam ediyor. Kardemir Karabükspor konusu tam bir karmaşa/kaos haline gelmiş durumda. Her şeyden önce 3 yılı aşkın zamandır Savcılık soruşturması sürüyor. Açılmış bir tek dava yok. Aslında temel mesele de bu.

Karabükspor’da 200 milyon TL’lik borcun nasıl oluştuğu, bu borcu oluşturanların kimler olduğu, bu paranın kimlerin cebine girdiği, futbolcu araştırma giderleri diye 11 Milyon küsur tl’nin nerelere harcandığı, belgesiz gider kayıtları, iş akdi feshedilmesine rağmen Karabükspor kaşesini yanında götüren işbilirler, simsarlar, tır tır peynirler, binlerce sodalar, Karabük’ü yıkamaya yetecek şampuanlar daha neler, neler…. Hala hukuk önünde cevap bekliyor ama şu ana kadar hiç bir hukuki gelişme yok!!!

Kardemir’de 1600 derecenin karşısında çalışan işçilerden kesilen aidatları kim hiç etti hala belli değil ! Kulüp 200 Milyon borçlu hale nasıl gelmiş / getirilmiş… Kim indiregandi yapmış. Bu paralar nerelere nasıl gitmiş/ nasıl yenilmiş, nasıl içilmiş belli değil… 2020 inşallah Karabükspor açısından davanın açıldığı tek bir kör kuruşun hukuk önünde hesabının sorulduğu, yapanın – yaptıranın, göz yumanın – işbirlik yapanın yanına kalmadığı bir yıl olur…

İntihar vakası ve ölüm herkesi üzdü.

Malum geçen yılın son günü bir intihar vakası sonrası yaşanan ölüm şehirde yaşayan herkesi üzdü. Şimdi Allah göstermesin tekrarları olmasın diye mutlaka adımlar atılmalı. Ama… Bakın bir aması var. Şimdi Rahmetli Mahir Acar’ın durumu her yönüyle özel bir durum. Yani hatırla yönetime gelmesi ve Karabükspor sevdalısı olması gibi özel durumu var ama…

Valimize, Milletvekillerimize, Belediye Başkanımıza düşen görev hukuki süreci harekete geçirmek ve gerekirse kayyumu getirmek olmalıdır.

Rahmetli Acar ve onun gibi düşünenleri kenarda bırakarak söylüyoruz. Bakın derdimiz masumlar değil ve olamaz. Yanlış yerlere çekilmesin yazımız, duygularımız. Ama ve ama borçlu bir kulübe yönetici olarak gelmenin bir sorumluluğu var. Öyle ben kulüp başkanıyım, ben kulüp yöneticisiyim demekle bitmiyor yani. Yine söylüyoruz hatırla gelen Karabükspor sevdalılarını asla kastetmiyoruz.Ben en başından beri şunu söyledim. Parası olmayan gelmesin, parası olmayan bu işlere girmesin. Bırakın kayyuma gitsin… Ya parası olan gelsin hatta bu borçları yapanlar gelsin bu borçları yapanlar işin başına geçsin Karabüksporun borçlarını sıfırlasın ondan sonra çekip gitsin. Ha olmadı mı bırakınız kayyuma gitsin arsızı/hırsızı/suçlusu bir an önce tespit edilsin. En başından beri bunu dedim, demeye devam ediyorum.

Sonuçta 200 Milyonluk borcu Vali karşılayacak değil, vekiller ödeyecek değil, Belediye Başkanı verecek değil…

Her şeyden önce yapılması gereken hukuki süreci harekete geçirmek. Bir an önce dava açılmasını sağlamak. Bu da belli ki mevcut yönetimle olmuyor. Onların güçleri yetmiyor. Bunu yapacak olan kayyumdur. Sayın Vali, kucağında bulduğu bu konuda şehrin eşrafını bir araya getirmek dışında ne yapabilir ? Ki daha önce bu yol denendi. Ak Parti Karabük Milletvekilleri gitmişler SGK Başkanlığına, Maliye Bakanlığına vs. tebligatlar konusunda Karabük için bir işlem yapılmaması için görüşmeler yapmışlar. Tabi devletin alacağı baki kalmak kaydıyla… Belediye Başkanı da vaktiyle Safranbolulu İşadamı Şefik Dizdar’ı getirecekti o da bir gece operasyonuyla olmadı ,ondan sonra pek girmedi bu konuya…

Yani diyorum ki, 2 şey için acilen düğmeye basılmalı bir mevcut yönetimin istifası alınıp ya parası olanlar getirilmeli,ya borcu yapanlar işbaşına getirilmeli ya da kayyum istenmeli. Kayyum kanalıyla da hukuki işlemler hızlandırılıp en azından suçlu ve sorumlular layığını bulmalı… Yani diyorum ki, bu konuda Vali, vekiller ve belediye başkanının yapacağı bu olmalı bence. Bunun dışında çok bir şey nasıl yapsınlar acaba ?

Tebligat uygulaması Türkiye’de yapılıyormuş. Yani Karabük’te ilk değilmiş.

Ben de bilmiyordum, SGK Müdürlüğünün geçen haftaki yazılı açıklamasından öğrendim.Bu tebligat uygulamaları Türkiye’nin her yerinde yapılıyormuş zaten. Bakınız geçen hafta SGK İl Müdürlüğü bir açıklama yaptı. Yani tam da doğru zamanda ve doğru bir şekilde konunun Türkiye’deki örneklerine yer verdi. Yani Türkiye’nin her yerinde olan uygulama Karabük’te Türkiye’den bağımsız olmadığı ve aynı kanunlara tabi olduğundan aynı işlemler yapılmış.Özellikle sordum sadece kulüp başkanlarına mı, yöneticilerine de mi yapılıyor bu uygulama diye net olarak öğrendim ki, yöneticiler dahil Türkiye genelinde tebligatlar gitmiş, dahası var bir çok yer de kanunen icra işlemleri ve borç tahsilleri de yapılmış. Ama bakın burada önemli nokta şu. Karabük’te bugüne kadar tek bir haciz işlemi yapılmadı. Burada da SGK İl Müdürlüğünün erdemli davranışını görmüş oluyoruz. Müdürlüğün işlem yapmaması bir risk aslında. Yarın öbür gün çıkıp yukarıdan bir yetkili , dese ki SGK Müdürlüğüne, kardeşim kaç ay önce gönderdiğiniz tebligatlara nasıl işlem yapmadınız, şahsi alacağınız olsa peşine düşersiniz devletin alacağının peşine nasıl düşmüyorsunuz derlerse , görevinizi eksik yapmaktan haklarında bir işlem yaparlarsa kim kurtarır onları o da ayrı konu… Bunu yazarken işlem yapın diye yazmıyoruz, yanlış anlaşılmasın. Yöneticilerin yaptığı fedakarlığın görülmesi, takdir edilmesi için yazıyoruz sadece.

Hem Valimiz, hem vekillerimiz hem de SGK Müdürünü sadece takdir etmek lazım.

Şimdi yöneticileri suçlu, duyarsız, müsebbip gibi göstermenin haklı, doğru bir tarafı olmadığı gibi de ayıptır yani. Kendi aleylerine ama Karabük lehine net bir tavır sergilemişler ve bu tutumlarını devam ettiriyorlar, kimseye haciz göndermiyorlar daha ne yapabilirler? Borcu da kendileri ceplerinden mi ödeyecekler, hayır ne yapabilirler başka…

Bunları yazarken kimseyi koruduğumuz yok.Kimsenin de bizim korumamıza ihtiyacı yok zaten. Ama doğruları, doğru şekilde yazmak lazım. Elmayla armutu karıştırıp akılları bulandırmamak lazım. Onun için gazeteci olarak görevimizin gerçeği ve doğruyu kamuoyuna iletmek olduğundan yazıyoruz. Yoksa kimsenin ne bizim yazmamıza ihtiyacı var ne de bizim kimseyle kişisel bir çıkarımız var…

Bakınız öğrendiğimize göre başka bir il de eski bir Bakanın oğluna bile gitmiş bu tebligat yöneticilikten ha, o parayı ödemiş mesela. Bir daha yazalım Karabük’te tebligatlar dışında tek bir haciz işlemi yapılmış değil kaldı ki bu tebligatlar 2-3 ay önce gitti yöneticilere…

Bırakın işçiye, futbolcuya maaş/ para vermek… Futbolcu ailesinin çocuklarına getirdiği yemeği yemek ne demektir ???

Şimdi diğer taraftan görünüyor ki, gelinen durumda mevcut yönetimin bir gücü ve imkanı yok. Ya bırakın Karabükspor çalışanlarına para vermeyi, futbolculara para vermeyi, futbolcuların ailelerin çocukları için aldığı kumanyaya başkan veya yönetici olarak kaşık sallamak neyin nesidir ya hu ?

Karnını bile doyuramadığın futbolcunun yemeğine ortak çıkmak ne demektir ? Yani daha neler , neler…

Yok ben söylemiyorum bu yukarıdakileri hala Kardemir Karabükspor yöneticisi olan Burhan Tabak söylüyor… Hem de videolu paylaşımda söylüyor.. Başka ne diyor yapamıyoruz, gücümüz yok, paramız yok bir an önce istifa etmeliyiz, diyor. Başkan ne mi diyor ? Başkan beğenmeyen kendi istifa etsin yedekte bir sürü arkadaş var göreve gelmek isteyen diyor iyi mi ?

“Sen kimsin ya, Karabükspor’u sen mi yarattın ?”

Başka Sayın Tabak, biz gidersek birileri gelecek, bizim kongre kararı almamızı bekliyorlar, gelecekler takıma sahip çıkacak birileri var, diyor. Yine Başkan kim talipmiş gelsin benimle konuşsun, diyor.. O zaman “Yönetime talip olacaklar bana gelsin diyorsun. Sen kimsin ya, Karabükspor’u sen mi yarattın? Senden icazet mi alacak adam ? Sen değişik düşüncelerdesin…” diyor Sayın Tabak… Bu konudaki haberimiz için BURAYI tıklayınız

E madem yapamıyorsan, transfer tahtasını açtırmayı bırak işçinin parasını veremiyorsan , futbolcunun parasını veremiyorsan, futbolcu ailesinin getirdiği kumanyaya kaşık sallıyorsan…

Birileri gelir ya da gelmez sen hala o koltukta neden ve hangi amaçla oturuyorsun diye soruyor Karabükspor sevenleri doğal olarak…

Başka bir derdin mi var? Başka bir amacın mı var ? Kaldı ki gücün , paran yok ama hala koltuğu bırakmam diyorsan, gerçek amacın ne onu açıkla Karabükspor sevgisi falan deme de amacını söyle diye soruyorlar Karabüklüler doğal olarak… Cevabı bilen varsa söylesin bir zahmet…

Not: Okan Küçük Yorumluyor canlı yayınlarımız Pazartesi Çarşamba ve Cuma günü saat16:00’da karşınızda olacak. Bizi takip etmeye devam ediniz, lütfen.

Bir not daha: Karabükspor’da olası gelişmeler nelerdir ? Kardemir de aileler ve bağımsızlar… Sonraki yazımızda olacak…

Karabük FARKLI Gazete / Karabük Ajans 78

Etiketler: » » » » » » » » » » » » » » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

#

Okan Küçük Yorumluyor…” için 1 yorum

  1. Şenol aşcı : diyor ki:

    Kesinlikle bu adamın amacı karabükspor sevdası falan degıl.. gercekten birileri çomak soksa çok şey çıkıcak ama güçlü bir olusum varki kimse sesinide cıkaramıyor.. her ney olursa olsun bu adam Karabükspor un basına gelmıs büyük bir felakettir bir an önce istifa etmesi gerekir… Karabükspor dahada kötü yerlere giderse toplumsal bir travnaya neden oluvaktır!!!

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şule Ertürk Anıklı…Takvim Bayram Dedi

    24 Mayıs 2020 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Şu zamanın bizde oluşturduğu en baskın duyguya bir isim koysak sanırım pek çoğumuz için adı “özlem” olur. Özlem ise geçmişin bugüne galebe çalmasıdır. An’da kalmamızı salık verenlerin çabası ise, geçmiş üzüntü, çaresizliklerimizi ve gelecek kaygılarımızı bırakmamıza yöneliktir. Şimdi evde kaldığımız ve anı daha çok idrak ettiğimiz bu günlerde kendi hikayemizin de zaman algımızın da farkına varıyoruz. Düşünmeden edemiyoruz. Geçmiş Mayıs, şimdikinden farklıydı…Gelecek için hayaller kuruyoruz. Belki de birçoğumuz, çocukluğumuzdaki gibi hay...
  • Şule Ertürk Anıklı…HIZIR GÜNLERİNE Dair…

    06 Mayıs 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Türkler, göçebe hayatın zorluğunu avantaja çevirebilmiş bir millettir. Verdikleri mücadeleler, farklı alanlarda olduğu gibi, inançla birleştirdikleri ekoloji bilgilerini artırmaya dönük olmuştur. Bu süreçte kaynaklarda da görüldüğü gibi sadece kendi temel ihtiyaçlarını karşılamamışlar, doğayla uyum içinde zamanla estetik zevke dönüşen bir algıya sahip olmuşlardır. Aynı zamanda temasta bulundukları kültürleri de beslemişlerdir. Tarih boyunca ve şimdi yaşadıkları geniş coğrafyada (sömürü üzerine değil, adaleti önceleyen bir inançla) ve yüzyıllar...
  • Şule Ertürk Anıklı… Okumadan Yaşanmıyor.

    05 Mayıs 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Yusuf Has Hacib 11. Yüzyılda “Bilgi edininiz, adam olunuz, kendinizi yükseltin”1 öğüdünü vermiş. Demek ki çağlar geçse de bilgi edinmek, adam olmak ve kültür alanında kalkınmanın (Yusuf Has Hacib’in de bahsettiği nesnel kalkınma değil, kültürel kalkınma imiş) önemi hiç eksilmemiş.Bilginin yüce olması sadece bilginin kıymetini bilenler olduğu sürece söz konusudur. Hadis olduğu rivayet edilen ifadede acınacak üç kişiden biri de cahiller arasında kalmış alimdir.Biz talep etmiyorsak, irade sahibi değilsek sağımız solumuz alim olsa ne fayda… ...
  • Şule Ertürk Anıklı…Okurken, Korkma!

    29 Nisan 2020 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    “Keşke hep çocuk kalsaydık da, en büyük yaramız dizimizdeki yara olsaydı” diyor şair… Hayallerimizi yitirdiğimizde yetişkin oluverdik…O yaralarla, hayalleri olanları dışladık.Masumiyetimizi yitirmiş çocuklar değil miyiz şimdi? Yaş alırken büyüdük mü? Cevaplarını bildiğimiz soruları sorsak da gerçek değişmeyecek.Ninni hak eden çocuklara, çaresizlik bıraktığımız bir dünya inşa ettik,Gökten üç elmanın düşeceği masallar yerine… Çocukluğumuzu yitirmeden masum ve iyi kalabildiğimiz bir dünyada, aldığımız nefes anlamını yitirmeyecek.Anne ku...