logo

Şule Ertürk Anıklı… Bir varmış, bir yokmuş.

Babalarını kaybeden çocuklara, çocuklarını kaybeden babalara,

Annelere de,

Hatta annelerini yitirenlere (çünkü anneler gününde de el kalem tutmaz olur)

Dedesini baba bilmişlere…

Boğazında düğümle bir ömür yaşayanlara…

Çaresizliğin idrakiyle sarsılanlara

Masalı bitenlere…

Ah o ayrılıklar.. Her şeyin aslına rücu edeceğini bile bile…

Kimselerin anlamadığı çekilen of’lar…Yaşamadan bilin(e)meyenler.

Her durumda umut ve hayal üretebilen insanın idrakine siyah perde inmesi hali.

Hayatımız boyunca sürekli bir şeyleri ararken, eninde sonunda bulduğumuz hep aynı şey.

İşte o anda kaderimizi yaşıyoruz.

Belki’si olmayan kaçınılmaz tek gerçeği

Yaşarken irademiz, seçimlerimiz söz konusuyken,

Tüm seçimlerin ötesinde yeni bir başlangıca doğru; giden için de kalan için de.

Gelimli gidimli dünyada sonunu bile bile yaşayan tek canlı.

İnsan!

Bizi diğer canlılardan ayıran pek çok özelliğimiz var elbet,

Fakat en çok inkar ettiğimiz, aslında bildiğimiz sonumuz.

Bilmek istemeyenler; derisinin renginden dolayı insana eziyet eden insanlar,

İnsana benzer olduğu için kendini üstün görüp hayvan denilen canlının hakkını yiyenler,

Ayrılacağınızı bile bile üzdüğünüz yanı başınızdaki sevdikleriniz,

Yalan dünyanın yalan statülerini elde edebilmek için güvenini kaybettiğiniz dostlarınız,

Aynada göremediği nefsine tapanlar,

Sonunu bile bile, emeğinden değil, hırsından ter dökenler…

Seçimlerimiz, irademiz…

Talebimiz kadar bir hayat,

Hissettiğimiz kaderimiz.

Fakat, ortak dualar ettiğimiz herkesle aynı kaderi mi yaşarız,

Kaybettiklerimizle kazandıklarımız ne olur, bilinmez ama,

Gidenleri olanlara; “Canlar ölesi değil”

“Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme, nerden biliyorsun hayatının altının üstünden daha iyi olmayacağını” diyor ya Şemsi Tebrizi.

Altının üstünden daha iyi olması için gönül almaya başlasak, şimdi iyilikleri çoğaltmaya, merhametle dokunmaya, muhabbeti artırmaya, üzüntüleri paylaşmaya.

Sevdiklerimizi bizden alana, kendimizden uzaklaşmadan muhabbetimizi diri tuttuğumuzda bize inşirah nasip edeceğine olan umutla

Ki şu an bunu okuyan bu anlatılanların hiçbirine aşina değilse, yanında olan kim varsa; babası, anası, evladı… öpsün koklasın şükürle…

Bağrı yananlara saygısızlık etmeden,

Kutlu olsun günleriniz ama usulca…

Bir yanda, çocuğuna pantolon alamayan İsmail Devrim’i unutmadan,

Ve unutulmayacak “Anavatanını” canından çok seven “babalar”; Fethi Sekinler, Tufan Kansuvalar… niceleri. Gönlümüzde yaşamaya devam eden tüm şehit babalara ve şehitlerin babalarına minnetle…

“Şu Karşıki Dağda Titrer Dallar”

Babalar Günü yazısı…Babalarını kaybeden çocuklara, çocuklarını kaybeden babalara, Annelere de,

Etiketler: » » »
Share
#

SENDE YORUM YAZ