logo

Şule Ertürk Anıklı…


Şule Ertürk Anıklı

Warning: Use of undefined constant user_email - assumed 'user_email' (this will throw an Error in a future version of PHP) in /home/karabuk2/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/single-kose-yazilari.php on line 34
erturk@sakarya.edu.tr

                                                               AYNA

“Kadının değerini, ondaki sırrı ve hikmeti bilen kemale erişir” İbn Arabî

Canlar Özge Değil!

Sevgi ve merhametle kendine yaklaşamayanlar, ne kendine “dost olabiliyordu” ne yaratılana, ne de can taşıyana..

Kendine dost olmayanın, kendinden olana karşı konumlanmasıyla “kuşatılmış zihinleriyle” kompleksleri galebe çalanlar, kendi kuyusunun karanlığında olanlar…Dahası

“Allahın halifeliğinde eşit olan kadın ve erkeğin” Yaradanın karşısında nasıl duracağını bilmekliğini yitirince…

Duyduklarımızla… içimizi acıtan yaşananlarla,

Murakabeden, keşiften uzak, kararmış, görmek ve hissetmek için verilen o kalplerin şükürsüzlüğü, acizliğine tanık olduk.

Çorak vadinin ruhları ..

İnsan olmanın tek bir kere yaradılışta vuku bulan bir olay olmadığı, insan kalabilmenin her an tercihlerle devam ettiği,

Kendimize dair ne varsa yeniden ve yaradılış amacımıza uygun bir varoluşla, balçıktan yaratıldığımızı unutmadan kibirden uzak,

Ruhumuz olduğu için ve bu ruhundan üfleyene şükürle…

Kadını, erkeği, çocuğu… birbirimiz için nimet olduğumuzu,

Canlılar aleminde eşsiz olduğumuzu ve fakat diğerlerinin sahibi olmadığımızı,

Bizden olmayanların bize dayattığı ezberlerle düşünmeyi bırakıp, silkinerek,

Başka kültürlerin doğrularıyla değil, kendi hakikatimize yaklaştığımızda

İDRAK yetecek yolumuzu aydınlatmaya…

Gücün; sevmekten, adaletten, kutlu olmaktan geçtiğini, sahip olunan güç şiddete dönüştüğünde onun adının, nefsini bilmemenin acizliği ve aslından ayrı düşmek olduğunu,

“Gerçek Gücün yükümlülükleri ve sorumluluklarını” bilmekle mümkün olduğunu anlayarak.

Yaradılışta bir eksiklik olmadığını, bütünün parçaları olduğumuzu” görebildiğimizde…

Kadınıyla erkeğiyle her birimizin ayrı bir dünya olduğunu ve neyi temsil ettiğimizi hatırlayarak,

Abi-kardeş, karı-koca, birbirini yoldaşı bilip, “Aşk ve dostluk üzerine halk edilmiş bu kainatta” Nefsani hırslarının tezahürüyle yaradılışımıza yaraşık olmayan hallerden sakınarak.

Birbirimize ve birlikteliğimize çevirdiğimizde yüzümüzü

İnsan olduğumuzda ne eksilik kalacak, ne de erki elde edenin zulmü…

Aşkından ayrılanın aslından ayrılmadığı vakitte, aşkın yakmak değil, yangını göze almak olduğu, sevmenin el kaldırmak değil, el üstünde tutmak olduğu, gerçek sevgininse almak değil, vermek olduğu unutulmazsa, rızasına talip olanlar ve inananlar için en çok da hanımını “gönlünün rızkı” gören Allah’ın kulu ve elçisinin ahlakıyla ahlaklanmak nasip olsun.

Şule Ertürk Anıklı… Ayna

Etiketler: »
Share
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Şule Ertürk Anıklı…Muaf değil…

    14 Mayıs 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Bugün düştüğümüz tarih, insanlığın kendine zulmü diye okunacak! Okundukça kanayacak. Sağım cennet, solum cehennem, Ortası ikisinin arası, Büyük şamdan altında, yün halı üstünde soluk bir oh’mu, Zulmün postallarının ezdiği gözyaşlarının ahı mı? Susarsa hakları elinde olanlar, Mazlumun ahı yakar kalbimizden fazlasını. Milleti, dini, dili ne fark eder? İnsanca yaşamak her çocuğun hakkı. Yetişkinlerin merhametsiz dünyasında, Ölen masumlar, ne kadar çoktular. Korkma çocuk, gideceğin yere onlar varamayacak. Sen...
  • Kamil Güleç’e itibar suikasti…

    08 Mayıs 2021 Genel, Gündem, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Karabük'ün yaşayan bir değeri olan, hem sanayici hem de hayırsever kimliğiyle, ticarette olduğu gibi hayır işlerinde de Karabük'te önemli isimlerden olan Kamil Güleç'e zaman zaman haksız, yersiz, manasız, maksatlı , yer yer hakarete varan eleştiri boyutunu aşan yıpratma faaliyetleri yapıldığını gördüğümüz için aşağıdaki yazıyı yazıyoruz. Yıl 1994.. KARDEMİR’in zarar ettiği, özelleştirilemediği taktirde kapatılması gerektiği kararı, Karabük’te şok etkisi yaratırken, Kamil Güleç çözüm arayışına girmişti. KARDEMİR’i esnafıyla, işçisiyle, ...
  • Mustafa Şahin…Yüreğime Dokunuşun

    29 Nisan 2021 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Herkesin sevdiği, saydığı değer verdiği bir eğitimci dostla geçmişe dair sohbet ediyoruz. Duygu yüklü konuşmasında dostum; “Göl yok, çam yok, yeşillik yok. Ağaçlık bir saha içinde beyaz, büyük bir bina… Gölköy’deki eski Ziraat Mektebi ile Şeyh Ziya Efendi’nin konağı o zamanlar kısaca “Şeyhoğlu Konağı…”  Yani Kastamonu Göl Köy Eğitim Enstitüsü… Benim bu okulla tanışmam yetmişli yıllarda oldu. Çocukluk denen cennetten, ergenliğe adım attığım, gamsız çocukluk günlerimi geride bıraktığım, Okul hayatı ile hayat okulu arasında...
  • Safranbolu’ya Fen Lisesi Açılıyor. Karabük’e de SBL, İstiyoruz.

    15 Nisan 2021 Karabük, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler, yazar

    Geçtiğimiz hafta iki ayrı yazı yazıp, Karabük’e Sosyal Bilimler Lisesi, Safranbolu’ya da Fen Lisesi’nin açılması gerektiğinden bahsetmiştik. Yazılarımızda Karabük’ün  akademik başarı anlamında zaten hep üst sıralar da olduğundan, öğrencilerin Türkiye dereceleri yaptıklarını vurgulayıp, hem nüfus hem sosyo ekonomik bakımdan Karabük’ten geri durumdaki illerin çoğunda SBL olduğunu, Şırnak’tan Ardahan’a, Hakkari’den Iğdır’a, Bolu’dan, Düzce Akçakoca’ya kadar açılan Sosyal Bilimler Lisesi’nin Türkiye’de eğitimde ilk 10’da olan Karabük’te de açılmas...