Hoşgeldiniz  

TÜRKİYE’NİN VİCDANI  DERİNDEN SIZLADI.BU İNSANLAR TÜRKİYE’NİN ALDIĞI KARARLA BURADALAR. TÜRKİYE VE İDAM CEZASI. YOL KAPATMA EYLEMİ SONUÇ VERDİ. ŞAHİN; KÖYLÜLERİ TEBRİK ETTİ. 10.07.2017

Okan KÜÇÜK (Yazarın tüm yazıları için tıklayınız) | 10 Temmuz 2017 | Genel A- A+

Bunu Paylaş

                                                 

              Okan Küçük Yorumluyor…TÜRKİYE’NİN VİCDANI  DERİNDEN SIZLADI.

                                     

Sakarya, Kaynarca’da meydana gelen vahşi ve adice olay sonrası Türkiye’de tüm vicdanlar derinden sızladı.

 Maalesef olayı artık tüm dünya biliyor ki kansız, şeref yoksunu insanlıktan nasibini alamamış iki soysuz, Suriyeli  9 aylık hamile olan  kadına tecavüz ettikten sonra başına taş ile vurarak ve yanındaki 10 aylık bebeğini de boğarak öldürdü.

 Yakalandılar, tüm Türkiye tepkili. Bu şeref yoksunu soysuzların en ağır cezayı alması için resmi ve özel kurumlar da harekete geçti.

                            

      “AKRABALARIMIZA TRAFİK KAZASI DEYİN, TÜRKİYEYE LAF GELMESİN.”

                                       9 aylık hamile olduğu halde tecavüze uğrayan ve yanındaki 10 aylık bebeğiyle birlikte katledilen Mefta Emani Rahman’ın kocası   Hali Arrahman;  İdlib’deki akrabalarımıza trafik kazası deyin, Türkiye’ye laf gelmesin, demiş.

      Şimdi başka olaylarla  ve çoğu kez siyasi nedenlerle  zaman zaman gündeme gelen Suriyelilere diyecek bir şeyi olan var mı ?

     “BU İNSANLAR TÜRKİYE’NİN ALDIĞI KARARLA BURADALAR, UNUTULMAMALI.”

 Bakınız Suriyeli vb. nin Türkiye’de olmaları alınan bir karar sonucu. Bu kararı beğenirsiniz, beğenmezsiniz, doğru bulusunuz, yanlış bulursunuz orası ayrı.

 Ama Türkiye Cumhuriyeti Devletinin aldığı kararla bu insanlar buradalar. Yani siyaseten karşı olanlar varsa bile, bu insanların  burada olmalarından dolayı  bu insanların kendilerinin bir suçu, günahı var mı ?

                Devlet olarak bir karar alınmış ve bu insanlara Türk’ün tarihten gelen vicdanı yine el uzatmış. Bunlar  böylece gelmişler. Bunlar niye gelmişler, orada kalsalarmış gibi siyasi görüş ayrılıklarının yükü bu insanlarda değil yani. Bu unutulmamalı. Buna göre bu insanlara davranılmalı.

                   TÜRKİYE VE İDAM CEZASI

                15 Temmuz darbe kalkışmasının ardından  Demokrasi Nöbetleri yapılan Türkiye’deki tüm meydanlarda sürekli İDAM cezasının geri getirilmesi istenmişti.

      Tabi hukuken idam geri gelse bile 15 Temmuz darbesini yapmaya çalışanlara uygulanamayacaktı belki ama Türkiye’nin beka mücadelesinde bir yanlışlık yapmaya çalışanlar bundan sonra da olacaksa onlara da ciddi bir gözdağı verilmiş olacaktı.

                 Bir dönem hep gündemde olan İdam cezası sonra öylece kaldı. Ve bugün Sakarya’da yaşanan yukarıda bahsettiğimiz olaydan da bir kez daha anlaşılıyor ki,  sadece Türkiye’nin bekasına, birlik ve beraberliğine yönelik eylemler değil, şahısların canlarının korunabilmesi için  o özel olayda da görüldüğü üzere bazı vahşi cinayetlerin önüne geçilebilmesi için Türkiye’de idamın getirilmesi şart.

                  Böylece  bahsi geçen gibi adi, vahşi işler yapacak olan insanlar bilmeli ki,  omuzlarının üstünde bulunan ve  işledikleri adi olayda ortaya çıktığı gibi zaten bir işe yaramamış, tehlikeli  başları, kafaları gidecek.

                  Ondan sonra bunun affı, iyi hali indirimi vs. si olmayacak. Yani “sıkıyorsa” yapacaklar afedersiniz “yiyorsa” yapacaklar böyle haltları, rezilliği, vicdansızlığı…

 Vel hasıl-ı,  Türkiye’de idam cezası derhal yeniden gelmeli. Avrupa Birliğiymiş , şuymuş buymuş gibi  gereksiz birliklere itibar edilmeden bu iş yapılmalı.

  Hem bugün Amerika’da 32 eyalette idam cezası var.  Türkiye’nin kendi şartlarına bakıldığında, karşılaşabileceği bekasını, birlik ve bütünlüğünü direk etkileyebilecek olaylara bakıldığında ve yukarıdaki gibi özel olaylara bakıldığında Ak Parti bir sorumluluk almalı ve geciktirmeksizin, ipe un sermeksizin bu idam cezasını getirmeli.

 Zaten MHP’de destek verecektir buna.  Yani Ak Parti bunu bir an önce yapmalıdır. Eğer mecliste olamıyorsa ki olur, ama olamıyorsa referanduma gidilsin Türk Milleti’nin büyük oranla idamın geri gelmesine evet diyeceği görülür zaten.  Özetle ve son söz Ak Parti iktidarı, MHP ile birlikte bu işi bir günde bitirebilir, bitirmelidir, artık…

                      YOL KAPATMA EYLEMİ SONUÇ VERDİ.

 Geçen hafta İki gün  yanan çöplük’ün  dumanı  tüm Karabük’te etkili oldu. Bu konu Karabük’ün on yıllardır bir türlü çözülememiş en önemli konularından.

                Çünkü her şeyden önce insan sağlığı risk altında ve yanı sıra tabi ki çevre sağlığı da.. Ve on yıllardan sonra  seslerini duyurmak isteyen köylüler  BİRLİK içinde  karayolunu kapatma eylemi yaptılar.

                  Öncelikle şunu söyleyelim hak arama eylemi en doğal haktır ama hak arama eylemi yaparken yasal platformlarla , örneğin imza kampanyaları, örneğin Kent Meydanında yapılacak  yasal eylemler vs. yolları tercih edilmelidir. Bir hak arama hakkı kullanılırken başka kişilerin hakkına da saygı duyulmalı. Başka kişilerin hak kayıplarına vesile olunmamalıdır. Karayolu kapatma bu açıdan bakılacak olursa yasal sınırlar içinde değil.

                Ama etkili olduğu da bir gerçek.  Neredeyse 30 yıldır  çözüm bulunamayınca  Aşağı Kızılcaören Köyü Muhtarı ve köy sakinleri böyle bir yolu denediler.

                Sonuçta  oranın insan üzerindeki zararlı etkilerini ilk olarak onlar yaşıyorlar. Oradaki  tehlike önce onların üzerine yağıyor, yani aslında yıllardır bir şekilde zehir soluyorlar, en son orada kanserden 4 yaşındaki bir sabinin hayatını kaybettiği de orta da.

 Nedenleri nedir, bu çöplük yangınlarının etkisi nedir ciddi bir şekilde araştırılmalı tabi ki… Özetle bir anlamda bıçak kemiğe dayandı ve köylüler birlik içinde bir eylem yaparak seslerini duyurdular ve etkili oldular…

   ŞAHİN, KÖY MUHTARI VE SAKİNLERİNİ TEBRİK ETTİ.

                  O akşam oraya giden Karabük Belediye Başkanı Rafet Vergili ile köy sakinleri arasında hararetli tartışmalar da yaşandı.” Siyaset yapma” tepkisi ile karşılaşıldı ama sonuç olumlu bitti. Geçtiğimiz hafta Eski TBMM Başkanı ve Karabük Milletvekili Mehmet Ali Şahin, oraya gidip muhtarı ve köylüleri tebrik etti. Yaptıkları eylemin süreci hızlandırdığını ifade etti ve  önemli bir iş yaptınız diyerek tebrik etti.

 İnşallah sadece onları değil tüm Karabük’ü ilgilendiren bu konu inşallah 1 yıl içinde çözülecek. Çünkü mesele aslında tüm Karabük’ü yakinen ilgilendiriyor.  Eylem de yasal yol kullanılmamış olsa bile, bıçağın kemiğe dayandığı köylüler BİRLİK içinde haklarını aslında tüm Karabük’ün hakkını aradılar ve sürecin hızlandırılmasına katkı sundular. Biz de bu anlamda oradaki köylülere Karabük’lü olarak teşekkür ediyoruz.

   BİRLİK İÇİNDE OLUNURSA KÖYLÜLERİN ÖNÜNDE KİMSE DURAMAZ.

 Bir vesile ile tekraren Karabük gördü ki, birlik içinde hak arayan insanlar er ya da geç ama mutlaka zafere ulaşacaklar…Önemli olan tek yürek olabilmek, süreç önemli değil sonuç zafer, sonuç garanti yani.

 Peki, Karabük’te  Türkiye’den  bazı yerlerden kurulamayıp davetle Karabük’e gelen  ve 6 ay sonra ilgili bakanlığın “İşçileri Zehirlenen Tesis Kapatıldı” diye resmi web sitesinde haber yaptığı bir çok  işçinin Ankara Mesleki Hastalıklar Hastanesinde tedavi gördüğü bir başka tesiste var değil mi ?

                O işçilerin raporlarında kurşun kadmiyum gibi çeşitli ağır metallerin normalden yüksek oranda bulunduğu resmi olarak raporlaştırılmıştı.  Sonrasında Adli Tıp oy birliğiyle çeşitli ağır metallerin ilgili işyerinden  geçtiğini yani “mesleki hastalık” olduğunu raporlaştırmıştı.

 Peki gelinen süreçte ne oldu ? O tesisin son durumu nedir ? Hala tam kapasite çalışıyor , herhalde. O civardaki köylülerin meyve ağaçlarının, üzüm bağlarının  bile kuruduğu iddia edilmişti.

                Bu konuda ilgili tesisin bir etkisi var mıdır,  yok mudur ben bilemem.  Ama bir çok işçinin kanlarında kurşun , kadmiyum gibi ağır metallerin  olduğu hastane raporu ile sabit iken, mesleki hastalık olduğuna dair adli tıp ın oy birliği var iken  ciddi bir araştırma ve incelemenin yapılması lazım değil mi ?

 Oradaki köylülerin  bazılarının o dönem bize de söyledikleri iddialarının arkalarında durması ve BİRLİK içinde gerektiğinde haklarını araması için  yasal sınırlar içinde bir hak arama mücadelesi yapmaları lazım değil mi ? Karabük hepimizin ise tüm Karabüklülerin herhangi bir konuda birlik içinde  yasal tepkilerini vermesi gerekmez mi ?

                Ne diyelim kamuoyunun bilgilerine sunuyoruz. Hiçbir kurumla ilgili bir yargı belirtmiyoruz. Ama  halkın kendi hakkını savunması gerektiğini düşündüğü durumlar da geri durması hangi konu olursa olsun Karabüklülerin zararına olacaktır, değil mi ?

NOT: Bu yazı 10 Temmuz 2017 Tarihli Karabük FARKLI Gazetedeki köşemizde yayımlanmıştır.

*

 

Bu haber 5.271 kere görüntülendi

 

EN SON HABERLER

KARABÜK AJANS 78 internet haber sitesi ‘Basın Meslek İlkeleri’ne uymaya söz vermiştir. karabukajans78.com İhlas Haber Ajansı (İHA) resmi abonesidir.Karabük Ajans 78 Haber Sitesi. Tüm Hakları Saklıdır ~ İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Reklamı Gizle
Reklamı Gizle
escort bursa escort mersin bursa escort kayseri escort eskisehir escort sakarya escort escort kayseri bursa escort tuzla escort kıbrıs escort